Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6626 E. 2023/6096 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6626
KARAR NO : 2023/6096
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ailesinden kalan yüklü bir mirasa sahip olduğunu, davalının kendisini avukat olarak tanıtarak davacının güvenini kazandığını, tarafların ortak olarak araç kiralama işi kurduklarını, bir süre sonra arkadaşlık ilişkilerinin de başladığını, birlikte yaptıkları harcamalar sonucu nakit paranın tükendiğini, ilgili kurumdan vergi borcu ile ilgili ödeme emri gelmesi üzerine davalının müvekkilini malvarlığı üzerine vergi dairesinden önce haciz koyarak değerinin çok altında satılmasının önüne geçmeleri konusunda ikna etmek sureti ile davacıdan 31.000,00 ve 50.000,00 TL tutarlı 2 adet bono alarak bu bonoları takibe koyduğunu, davalının anlaşmaya aykırı olarak müvekkiline ait malvarlığını icra kanalıyla sattırmaya başladığını ileri sürerek, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2011/10318 ve 2011/12488 sayılı dosyaları ve bu dosyaların dayanağı olan bonolar nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı hakkında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında komşuluk ve arkadaşlık ilişkisinin bulunduğunu, davacının ortak iş kurma teklifini kabul eden müvekkilinin davacıya çeşitli tarihlerde borç para verdiğini, karşı yanın sermaye koyma taahhüdünü yerine getirememesi üzerine ortaklığın kurulamadığını, davacının, müvekkilinden borç olarak aldığı paralara karşılık davaya konu bonoları verdiğini, bono bedellerinin ödenmemesi üzerine davalının davacı aleyhine takip başlatmak zorunda kaldığını, ayrıca davacının iddiasını yazılı delillerle ispat etmekle yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 09.04.2015 tarih, 2012/728 E. ve 2015/140 K sayılı ilamı ile verilen davanın reddine ilişkin hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.06.2016 tarih, 2015/17366 E. ve 2016/10728 K. sayılı ilamı ile hükmün onanması üzerine davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması nedeniyle bu kez Dairemizin 09.04.2018 gün ve 2016/16459 E., 2018/1917 K. sayılı kararı ile mahkeme gerekçesinde davacının şikayeti üzerine davalı … hakkında açılan Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesindeki kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda beraat ettiğinin belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu ceza dava dosyasının temyiz edildiği, ancak henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, borçlar kanunu hükümleri uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıayı saptayan kararları hukuk hakimini bağlayacağından mahkemece söz konusu ceza dava dosyasının kesinleşmesi beklenmeksizin karar verilmesi doğru olmayıp bu gerekçe ile kararın bozulması gerekirken ilamda yazılı nedenlerle onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ağır ceza mahkemesince davalı … hakkında yağma ve dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının 25.10.2021 tarihinde kesinleştiği, davacı yanca, davacının iradesinin sakatlandığı, kandırıldığı, baskı altında dava konusu senetleri düzenlediği, senetlerin bedelsiz olduğunun ileri sürülmesine rağmen icra takibi ve dava konusu senetlerin kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olduğu, davalıya borçlu olunmadığı iddiasının aynı kuvvete sahip belge ile ispatlanması gerektiği, davalının ağır ceza yargılaması neticesinde beraat ettiği de nazara alınarak davacının iradesinin sakatlanmadığı maddi vakıasının bağlayıcılığı karşısında sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanık …’ün tehdit ya da cebir ile bonoları aldığına dair delil bulunmadığından bahisle beraatına karar verildiğinden ceza hakiminin kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, hem ceza hem de hukuk dosyalarında atfı yapılan raporda, davacının hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiş ise de depresyonda olduğu süreçte eylem ve davranışlarının hukuki sonuçlarını algılamasının, beden ve ruh bakımından kendisine yapılacak eylemlere kendisini savunmasının ve algılama yeteneğinin kısmen azalabileceğinin sabit olduğunu, dolayısıyla hukuki işlem ehliyetine ilişkin kısmın dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, tanıklarca majör depresyon hususları aktarılmış iken …’ün bunları bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu itibarla hatalı karar verildiğinden mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.