YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4959
KARAR NO : 2023/10537
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/931 E., 2021/2017 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çine Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çine Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile 80,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi suça konu yerin tarafına ait olduğuna, yanlışlıkla katılan adına kaydolduğuna, Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal davası açtığına, suça konu su borularının katılanın taşınmazından faydalanmasına engel olmayacağına, mülkiyet sorunu çözülmeden karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, tanıkların atılı suç işlediğine yönelik beyanlarının bulunmadığına, somut delil bulunmadığına, suç kastının bulunmadığına, söz konusu su borularının babasının kullanımında olduğuna, erteleme hükümlerinin uygulanması hususunun kararda tartışılmadığına, katılanın 2020 yılında vefat ettiğine mirasçılarının beyanı alınmadan karar verildiğine suçun uzlaşmaya tabii olup uzlaşmaya gönderilmeden karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanıkla katılan arasında husumet bulunduğu, sanığın olay tarihinde cezaevinden izinle çıktığı ve katılanın Karpuzlu İlçesi … Mahallesi 203 Ada 607 parsel sayılı arazisinin içerisine kapı yaparak ve su borusu geçirerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Suça konu taşınmazda keşif yapılmış olup, bilirkişi raporunda Karpuzlu ilçesi, … Mahallesi 203 ada, 607 parsel ile 203 ada 608 parselin sınırında kapının bulunduğu, bu kapının açılış yönünün 608 parsele doğru olduğu ve iddianamede bahsi geçen su borularının 203 ada 607 parselde bulunmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar soruşturma aşamasında alınan teknik raporda, 203 ada 607 parsel içerisinde doğu-batı yönünde su borusunun bulunduğu tespit edilmişse de, teknik raporda fotoğrafları bulunan su borularının mahiyeti itibari ile katılanın taşınmazından yararlanmasına engel olmayacağı kanaatine varıldığından sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından katılana ait taşınmazdan su borusu geçirilmiş olmasının taşınmazın kullanımına engel olmayacağı kabul edilerek beraate hükmedilmiş ise de; soruşturmada alınan teknik rapor ve bunu destekleyen yargılamada yapılan keşifte görevlendirilen bilirkişi krokisine göre katılana ait taşınmazın içinden onun rızasına aykırı olarak siyah renkli PVC su borusu geçirildiğinin anlaşılması karşısında, geçit hakkına sahip olmayan sanığın katılandan izin almadan anılan boruları arazinin yüzeyinden geçirmesinin mülkiyet hakkına yönelik müdahale niteliğinde olduğu, taşınmaz malikinin rızasına aykırı olarak su borusu geçirmek şeklindeki eylemin mülkiyet hakkı sahibi olan katılanın kısmen de olsa taşınmazdan yararlanmasına engel mahiyette olduğundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk derece mahkeme kararının katılan tarafından istinaf edildiği, dosya kapsamında UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre katılanın 24.07.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu gerekçeli kararın katılanın mirasçılarına yöntemine uygun olarak tebliği sağlanıp mirasçıların davayı istinaf etmeleri halinde bir karar vermesi gerekirken davaya devamla sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.