YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14239
KARAR NO : 2013/22954
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/09/2012 tarih ve 2012/104871 soruşturma, 2012/47848 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine dair, (BAKIRKÖY 12. AĞIR CEZA) Mahkemesinin 06/11/2012 tarih ve 2012/421 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2013 gün ve 101605 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, müşteki vekili Avukat …’a 03/10/2012 tarihinde tebliğini müteakip, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına gönderilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müşteki vekili tarafından verilen 12/10/2012 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilmeden, esastan inceleme yapmak yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Müşteki … vekilinin şüpheliler … ve … hakkında hakaret ve tehdit iddiaları ile ilgili yaptığı şikayet üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06/09/2012 tarihli kararı ile, isnad edilen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, kararın 03.10.2012 tarihinde tebliği üzerine müşteki vekilinin 12.10.2012 tarihinde karara itiraz ettiği, merci Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli kararı ile itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine kesin olan bu karara karşı Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın, süre yönünden reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” 172. maddesinin 1. fıkrasında, “ Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.” Hükümlerine yer verilmiş, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise, “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir…. (3) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Mahkeme , kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;” hükümleri düzenlenmiştir.
İncelenen dosyada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06/09/2012 tarihli takipsizlik kararının müşteki … vekiline 03.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekilinin 12.10.2012 tarihinde karara itiraz etmesi üzerine dosyanın gönderildiği merci Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Müşteki vekilinin CMK’nın 173. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal süre içerisinde karara itiraz etmesi nedeniyle, itirazı inceleyen Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesince aynı maddenin 3. ve devamı fıkralarında belirtilen usule göre inceleme yapılması gerekirken, dosya içerisinde yer alan farklı bir konuya ilişkin tebliğ tarihi esas alınarak, yasal olmayan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- (BAKIRKÖY 12. AĞIR CEZA) Mahkemesinin 06/11/2012 tarih ve 2012/421 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.