YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5527
KARAR NO : 2023/8704
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/245 E., 2022/66 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aylık miktarının yanlış hesaplandığı iddiası ile eksik ödenen aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesiyle; davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.12.2016 dan itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığını, kendisine raporun engel raporun ve vergi indirimi nedeni ile bağlandığını 01.10.2008 sonrası dönem için aylık bağlama oranına yapılan itirazın kurumca reddedildiğini, aylık bağlama oranının kurumca %30 olarak belirlendiğini, 5510 sayılı Kanun’un 28/4, 29/3 ve 4 ile geçici 10 uncu maddesi birlikte değerlendirildiğinde davacıya aylık bağlama oranının alt sınırlarda esas alınarak %40,5 bu kabul edilmese dahi %35,32 olarak bağlanması gerektiğini ileri sürerek, davacının aylık bağlama oranının bu şekilde tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, aleyhe hususları kabul etmeyerek davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını, kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 11.12.2018 tarihli ve 2017/98 Esas, 2018/504 Karar sayılı kararı ile ;”…Mahkemece,”…Davacının 01.10.2008 sonrası gerçekleşen hizmeti ile ilgili ise buna göre gerek aylığın hesabı gerekse aylık bağlamaya esas aylık bağlama oranı Kanun’un 288 ve 29 uncu maddesine göre hesaplanmalıdır.
5510 sayılı Kanun’un 28 ve 29 uncu maddeler incelendiğinde, vergi indiriminden dolayı yaşlılık aylığı bağlanacak olanlar ile ilgili aylık bağlama oranı 28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın %60’a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, %50’yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günc/en fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, %50 oranı da %40 olarak uygulanır, “şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre bu alt sınır öncelikle uygulanmalı ve davacının 7200 gün prim ödeme sayısı varmış gibi öncelikle aylık bağlama oranı belirlenmelidir.
Buna göre davacının vergi indirimine esas engel oranı %53 olmakla;
7200x%53 = 3816
3816 / %60 = 6360
6360 / 360 = 17,66
17,66 x %2 – %35,32 alık bağlama oranı belirlenmektedir.
Söz konusu oran yasadaki üst sınır olan (29 uncu madde) %40 oranını geçmemektedir. Buna göre değerlendirilme yapıldığında davacının %35,32 olarak uygulanarak aylığın hesaplanması gerekmektedir. Bu nedenlerle tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı … vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, aslen davacının hakkında yapılan işlemlerin ve bu arada yapılan aylık bağlama işlemlerinin hukuka uygun ve yerinde olması nedeniyle talebinin reddi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/559 Esas, 2019/2396 Karar sayılı kararı ile; “…Somut olayda, davacı tarafından Kuruma başvurulduğu, Kurumun aylık bağlama oranını düzeltmediği, bilirkişi tarafından 1.10.2008 sonrası aylık bağlama oranının %35,32 olarak hesaplandığı, Mahkemece bu oranın hükme esas alındığı mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine..” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/559 Esas, 2019/2396 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/787 Esas, 2021/3775 Karar sayılı kararı ile, “…davacı gibi özel hükümlere göre sakatlığı nedeniyle yaşlılık aylığı alanlar bakımından özel hüküm öngörülmesi nedeniyle uygulanması gereken geçici 10 uncu maddede; “….Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.” Hükmü mevcut olup, davacının tüm sigortalılığının 5510 sayılı Kanun döneminde geçmediği bu kapsamda aylık bağlama oranı bakımından yasanın geçiş hükümlerini düzenleyen geçici 10 uncu maddeye tabi olduğu hususu dikkate alınmalı ve bu çerçevede yapılacak inceleme ile davalı Kurumun işlemi irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir….” denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Dava eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının ilk defa sigortalılığının 1991 yılına ait olduğu, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden öncesine tekabül ettiği, toplam prim ödeme gün sayısının 3880 gün olduğu, davacının 5510 sayılı Kanun’un Geçici 10/2 nci maddesi gereği 506 sayılı Kanun’un Geçici 87 nci maddesi kapsamında 02.08.2003 itibariyle (Geçici 87 nci maddenin yürürlük tarihi) 11 yıl 10 ay 16 gün hizmeti olmakla Geçici 87/1-b maddede yer alan 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup 2. derece sakatlığı olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3680 gün şartına göre yaşlılık aylığına hak kazandığı, bu durumda geçici 10/4 üncü maddeye göre bu kişiler yönünden aylık bağlama oranı alt sınırının 5400 gün prim ödeyen kişilerden az olamayacağı, davacının normal prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranının %21,56 iken 5400 gün prim ödemiş gibi olanların aylık bağlama oranının %30 olarak hesaplandığı, Kurumun aylık bağlama oranınında %30 olarak belirlendiği, Kurumun aylık hesabında herhangi bir hata belirlenemediğinden Hüküm kurmaya ve denetime elverişli 28.01.2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının terditli taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kendisi hakkında Kurumca yapılan işlemlerde hatanın mevcut olduğunun anlaşıldığını, buna göre esasen kurumun eksik hesaplama yaptığı gerekçesi ile verilen kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında bağlanan aylığın eksik hesaplanıp hesaplanmadığı ile farklarının varlığı ile kurumca bağlanan aylıkta hata olup olmadığının buna göre eksik ödemelerin davacıya verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 10 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.