Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/10927 E. 2023/8055 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10927
KARAR NO : 2023/8055
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/940 E., 2023/317 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Konya Cumhuriyet Savcılığının 25.04.2014 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 Sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.02.2015 tarihli ve 2014/769 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay 29 gün hapis cezası ve 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
C. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.12.2019 tarihli ve 2019/3439 Esas, 2019/8397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
D. Bozma kararı sonrası Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.12.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
E. Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeni ile Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.10.2022 tarihli ve 2022/398 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararının ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.03.2023 tarihli ve 2022/940 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna ve temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde hakkında hüküm kesinleşen … ile birlikte… plakalı araçta ele geçirilen esrarı içmek amacıyla tanımadıkları birinden satın aldıklarını samimi şekilde ikrar ettikleri, ele geçen esrar maddesi üzerinde Ankara Polis Kriminal Laboratuvarınca yapılan incelemede söz konusu maddenin hint keneviri parçaları olduğu, esrar içerdiği tespit edildiği, sanığın üzerine atılı içmek için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği tüm dosya kapsamında sabit olmakla atılı suçtan açılan kamu davasında; 11.02.2014 tarihli olay tutanağında ve kolluk ifadesinde başkası tarafından kiralanıp geçici olarak kendisinin kullandığı araçta bulunan uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ikrar ederek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun ile 191 inci maddesine göre ceza takdir edilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/398 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği, sanığın bu şekilde 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemiş olması nedeniyle hakkında daha önceki tarihlerde Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesince 2020/67 Esas, 2020/530 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
A. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü

uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
B. Suç tarihi olan 10.02.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibarıyla sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
C. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 1 yıl 2 ay 29 gün hapis cezasına ve verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, 10.02.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 17.12.2019 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun’un 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” şeklindeki
düzenleme gereğince 10.02.2015 tarihli hükümle 1 yıl 2 ay 29 gün hapis cezasına hükmedildiği ve bu cezanın ertelendiği, sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini nedenleri ile hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.03.2023 tarih, 2022/940 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.