YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4058
KARAR NO : 2023/6163
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. Gizem Tuğçe Akhan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı … tarafından Samsun İcra Dairesi’nin 2018/3961 E. sayılı takip dosyası üzerinden takibe girişildiğini, ancak takibe dayanak 06.01.2016 keşide ve 31.12.2017 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli senedin sahte olduğunu, zira keşideci imzalarının ve senetteki yazıların müvekkiline ait olmadığını, senet lehtarı … ile sonraki hamil …’nun akraba olduklarını ve senedi birlikte sahte olarak düzenlediklerini, konu hakkında başlatılan soruşturmanın da devam ettiğini ileri sürerek takibin tedbiren durdurulmasını, takibinin iptalini ve davalıların %20 oranında tazminata mahkum edilmelerini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senedin, davacıya verilen borç para karşılığında düzenlendiğini, senet metninin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak müvekkili … tarafından doldurulduğunu ve davacı tarafından imzalandığını, imzaların davacıya ait olmadığı ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddianın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini, davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
2. Davalı … davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan heyet raporlarına göre senetteki keşideci imzalarının davacıya ait olduğu ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının davacı tarafça usulünce ispat edilemediği, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle takibin iptaline yönelik talebin reddine, davanın başında her ne kadar takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de, tedbirin yargılamanın devamı sırasında kaldırıldığı, davalının tedbir sebebiyle takibe devam edememesinden kaynaklı zararının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiğini, kesin bir tespitin yapılmadığını, imzaların müvekkiline ait olmadığını, taklit olduğunu, davada ispat külfetinin davalılarda olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tedbir nedeniyle icra takibinin bir yıldan fazla süreyle durduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde mevcut tüm raporlarda kıymetli evraktaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunun belirtilmesi ve durdurulan icra takibinin daha sonradan kaldırılması, böylece davacının alacağına kavuşamamasından dolayı zarara uğradığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedinin ve keşideci imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesi. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının talebi üzerine mahkemece icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Yargılama devam ederken bir süre sonra tedbir kaldırılmış ise de, tedbir nedeniyle davalı alacağına kavuşmakta geciktiğinden mahkemece tedbirin kısa süreli uygulanması halinde dahi 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminatın hüküm altına alınması gerektiği gözetilerek bu yöndeki davalı talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Davalıların tazminat taleplerinin reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı … vekilinin tazminat talebinin reddine, ihtiyati tedbir nedeniyle alacağına geç kavuşmaktan kaynaklanan davalı alacaklı …’nun zararı için asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davacıdan tahsiline ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’na verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.