Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4490 E. 2023/3351 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4490
KARAR NO : 2023/3351
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/185 E., 2018/478 K.
KARAR : Davacının davasının reddine, Haznenin karşı tescil isteminin kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/75 E., 2016/586 K.

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde … ve müşterekleri vekili Avukat … ile davalı Hazine vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 31.05.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar … ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacılar adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, değerinin düşük gösterildiği, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, imar ihya edilerek kazanılacak yerlerden olmadığı, imar ihyasının henüz tamamlanmadığı, dava koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “A harfi ile gösterilen yerin özel mülkiyete konu olmayan yerlerden olduğu, imar ve ihyanın yeni olduğu, zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediği Devletin Hüküm ve Tasarrufunda olması gerektiği, B harfi ile gösterilen taşınmazın zilyetlikten edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle … İli … İlçesi … Köyü Sarıağalar mevkiinde bulunan 06.01.2016 tarihli krokili bilirkişi raporlarında B harfi ile gösterilen 3.328,739 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/271 Esas, 2014/320 Karar … veraset ilamı hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddi, A harfi ile gösterilen 2.729,275 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; A bölümünün Hazine adına tescil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz ettiklerini, raporlarda A ve B bölümlerinin toprak yapılarının aynı olduğunun belirtildiği, A bölümünün muris tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı, sabanla ve el çapası ile işlenerek hububat tarımı yapıldığı, taşınmazda yağmur sonrası göçme olduğu için dozerle düzlendiğini, bunun daha önce yapılan tarımsal faaliyeti ve zilyetliği ortadan kaldırmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında tepelik yerin imar ve ihyayla kazanılabileceğinin belirtildiği, tanıkları ve yerel bilirkişilerin 40-50 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını beyan ettikleri, 1989 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan açık alanda kaldığı, meşcere haritasında ziraat alanında bulunduğu, toprak analizi ile taşınmazın tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenebileceği, taşınmazın değerinin çok yüksek olduğu nedenleriyle kararın kaldırılarak taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, taşınmazın makilik çalılık olarak tespit dışı bırakıldığının açık olmasına rağmen uzun yıllardır tarım arazisi olduğunun kabulünün yasaya aykırı olduğu, orman kadastrosunun 1986 yılında kesinleştiği, evveliyatının orman olduğu, ormanların zilyetlikle mülk edinilemeyeceği, imar ve ihyasının yakın zamanda tamamlandığı, düzenlenen raporların fiili duruma uygun olmadığı, tanık ve yerel bilirkişi beyanlarının imar ihyanın nasıl ve ne şekilde yapıldığını ispatlamada yetersiz olduğu, adına tescil kararı verilen kişilerin zilyetlikle başkaca iktisap ettikleri taşınmazların olup olmadığının araştırılmadığı nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının denetlenmesi suretiyle davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2016 gün 2015/75 E.-2016/586 K. … hükmünün kaldırılmasına, taraflar arasındaki tescil davasının yeniden esasına ilişkin olarak davacılar tarafından 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 maddesi uyardınca açılan tescil davasının reddine, davalı Hazinenin 4721 … Kanun’un 713/6 maddesi uyarınca bulunulan karşı tescil isteminin kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesinde kâin ve fen bilirkişi M.C. tarafından düzenlenen 09.04.2018 tarihli rapor ve eki krokide (A1=630,59 metrekare), (A2=2096,05 metrekare), (B1=708,81 metrekare), (B2=1549,73 metrekare) ve (B3=1070,31 metrekare) olmak üzere toplam 6.055,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 209 adada en son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tarla vasfıyla tapu siciline tesciline” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ayrıca taşınmazın eskiden bu yana tarımsal amaçla kullanıldığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, 15-20-25 yıl önceki hava fotoğraflarının incelenmediği, ayrıca vekalet ücretinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında lehlerine vekalet ücreti verilmediği gerekçesiyle kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 … Kanun’un 713/1, 713/6 ncı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davacılar vekilinin vekalet ücretine ve davalı … vekilinin lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğine dair temyiz itirazlarına gelince; dava değerinin 302.924,45 TL olduğu dolayısıyla nisbi vekalet ücretinin dava değeri üzerinden 24.125,16 TL olarak belirlenmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından nisbi vekalet ücretini 30.066,98 TL olarak belirlenmiş olması doğru olmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı … Başkalığı lehine diğer davalılar ile birlikte vekalet ücreti verilmiş iken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı … Belediyesi lehine vekalet ücreti verilmemiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin (V.C.3.1.) nolu bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacılar vekili ve davalı … vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.2.) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (C.9) numaralı bendinin ilk satırında yer alan ”Başvurucu davalı Hazine ile davalı … Belediyesi” ibaresinden sonra ”…” ibaresi ile son satırında yer alan ”davalı Hazine ve davalı … Belediyesine” ibaresinden sonra ”…” ibaresinin eklenmesine yine (C.9) yer alan “ 30.066,98 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 24.125,16 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.