YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13455
KARAR NO : 2023/2707
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/30 E., 2018/6 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … oğlu …, … oğlu …, davalı …, davalı …, davacılar … ve arkadaşları vekili, müdahil … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; … ilçesi … Köyü 184, 185, 186, 187 ve 188 parsel … sırasıyla 724000, 417250, 787875, 22750 ve 1010125 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
2. Davacılar … ve paydaşları tarafından, davalı … ve paydaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu kaydına dayanarak elatmanın önlenmesi davası açmışlar, tutanak düzenlenmesi sebebiyle dosya görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
3.Bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında … ve arkadaşları, tutanaklara dayanak yapılan tapu ve vergi kaydı, irsen intikal, harici taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; tapu ve vergi kaydına dayanarak, davacıların dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığını, kendilerinin uzun yıllar boyunca zilyetliklerinin olduğunu, davacıların zilyetlikleri bulunmadığını ve uysa dahi davacıların tapu kaydının hukuki kıymetinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.7.2005 tarihli ve 1988/232 Esas, 2005/23 Karar … kararı ile davanın reddine, çekişmeli 184, 185, 186, 187 ve 188 parsel … taşınmazların davalılar arasında varlığı kabul edilen paylaşma dikkate alınarak davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.09.2007 tarihli ve 2006/3202 Esas, 2007/3111 Karar … kararıyla özetle; “davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının hukuki kıymetini yitirmesi sebebiyle temyiz itirazlarının reddine, ancak tutanaklara dayanak tapu ve vergi kayıtlarının usulünce uygulanması, tapu ve vergi kayıtlarının iç içe girmesi, bir başka deyişle örtüşmesi halinde yüzölçümü daha büyük olan kayda değer verileceği düşünülmesi, dava konusu taşınmazların tümü yada bir bölümü dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların itirazlarına dayanak yaptıkları tapu kayıtları bozma öncesi yapılan keşifte uygulandığı ve mahkemece tapu kayıtlarının tedavül görmemesi ve mirasçılarının zilyet olmaması nedeniyle tapu kayıtlarının hukuksal değerini yitirmesi nedeniyle aleyhlerine daha önce verilen 1988/ 232 esas ve 2005/23 … mahkeme hükmünün temyiz talepleri Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin incelemesi sonucunda 2006/3202 Esas ve 2007/3111 … hükmünde davacıların temyize ilişkin itirazlarının reddine karar verildiğinden, bozma sonrası mahkemece yapılan keşifte davacı dayanağı tapu kayıtları tekrardan uygulanmadığı, tespit sırasında dava konusu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının birbirinin tamamlayıcı hisse kayıtları olduğu, ayrıca 188 nolu parselin 1938 tarihli ve 48 tahrir vergi kaydı ve 184, 185, 186 ve 187 nolu parsellerin 1938 tarih 49 tahrir vergi kayıtlarının kapsamında kalıp davalılar ile dahili davalıların zilyetliğinde olduğu, taşınmazların tespitine dayanak tapu kayıtları ile aynı yerlere ait vergi kayıtlarından miktar itibariyle vergi kaydı miktarlarının daha fazla olduğu, bu nedenle vergi kaydındaki miktarların esas alındığı, miktar fazlası kısımlar üzerinde davalılar ile dahili davalıların eklemeli şeklinde zilyetliklerinin süregeldiği, bu suretle senetsizden zilyetlikle edinme koşullarının davalılar yararına gerçekleştiği, davalı ile müdahillerin kullandıkları miktarlar toplamı pay ve taşınmazın tamamı payda gösterilmek suretiyle müşterek mülkiyet şeklinde hisseleri belirtilerek, davacıların davasının reddine, çekişmeli taşınmazların hüküm yerinde gösterilen kişiler adlarına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … oğlu …, … oğlu …, davalı …, davalı …, davacılar … ve arkadaşları vekili, müdahil … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyduğunu, 1970’li yıllara kadar zilyetliklerinin de bulunduğu ancak ortaya çıkan zorunlu sebeplerle tasarruflarının kesintiye uğradığını, davalıların dayanak kayıtlarının taşınmazlara uymadığını ve kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, keşifte tanıklarını hazır etmek için süre verilmediğini ve bilirkişi raporlarına beyanda bulunma taleplerinin reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı … oğlu … temyiz dilekçesinde özetle; dosyada iki tane … isimli kişinin olduğunu; ancak Mahkeme hükmünde hangi …’ya pay verildiğinin anlaşılamadığını ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Davalı … oğlu … temyiz dilekçesinde özetle; dosyada iki tane … isimli kişinin olduğunu; ancak Mahkeme hükmünde hangi …’ya pay verildiğinin anlaşılamadığını ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
4.Davalı … temyiz dilekçesinde; çekişmeli 185 parsel … taşınmazdaki hissesinin 30 dönüm olduğunu, ancak hüküm yerinde aynı parselde hisse alan … adına tescil kararı verildiğini ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
5.Davalı … temyiz dilekçesinde; çekişmeli 184 parsel … taşınmazdaki hissesinin 7 dönüm olduğunu, ancak hüküm yerinde aynı parselde hisse alan … Ata adına tescil kararı verildiğini ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
6.Müdahil … temyiz dilekçesinde; çekişmeli 186 parsel … taşınmazda 45 dönüm miktarında taşınmaz bölümünü kullandığını; ancak hüküm yerinde 39.453 metrekare ile adına tesciline karar verildiğini, eksik yüzölçümü ile tescil kararı verildiğini ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasıdır.
2. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların davalı ve müdahillerin dayandığı tapu ve vergi kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu ve vergi kaydı kapsamında kalmaması halinde taşınmazlar üzerinde davalılar ile müdahiller lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 13, 14, 20, 27 ve 30/2 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Davacılar vekili ve müdahil …’nın temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davalılar Abdurrahman oğlu …, … oğlu …, davalı …, davalı …’nın temyiz itirazları yönünden; 3402 … Kanun’un 1 nci maddesine göre kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak ile yükümlüdür. Mahkemece oluşturulan hüküm içeriğinde baba adı ve TC kimlik numarasına yer verilmeden sadece isimler yazılmak suretiyle tesciline karar verilmiş olması sebebiyle hükmün infazı mümkün bulunmamaktadır.
O halde mahkemece lehlerine tescil kararı verilenlerin adları soyadları, baba adları ve T.C. kimlik numaraları hüküm yerinde açıkça belirtilerek infazı mümkün doğru sicil oluşturacak nitelikte hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde infazda tereddüt yaratır şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekili ve müdahil …’nın temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no lu bentte yazılı nedenlerle reddine,
2. Davalılar Abdurrahman oğlu …, … oğlu …, davalı …, davalı …’nın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.