Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9743 E. 2023/984 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9743
KARAR NO : 2023/984
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/918 – 2022/891
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/115 Esas, 2022/121 Karar
HÜKÜM/KARAR : Usulden ret- istinaf başvurusunun esastan reddi

Taraflar arasındaki üyelik ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 25.11.2016 tarihli yazısında, “1. Derece 4. Kademe 7000 ek gösterge ile 57 yıl 11 ay” hizmet süresinin belirlendiğini, bu esaslara göre müvekkile emekli maaşı bağlandığını ve SGK emeklilik ikramiyesi ödenmiş olduğunu, Milli Savunma Bakanlığının sisteme kayıtlı ve 08.06.2016 tarihli, davacının maaş bordro bilgilerine göre en son OYAK üye kesintisinin 370,84TL olduğunu, OYAK için davacının maaşından kesilen ve nemalandırılan tutarın toplamı/ana para karşılığının 27.07.2016 tarihinde 465.000 TL olduğunu, davacıya 28.12.2021 tarihinde OYAK emeklilik ikramiyesi/yardımı olarak ise toplam 689.345,19 TL ödendiğini, söz konusu miktarın 5 yıl 5 ay 1 gün için yıllık %9 yasal faiz işletilerek hesaplandığının OYAK’ın cevabi yazısından görülmekte olduğunu, bununla birlikte, 205 sayılı … Kanunu Madde 21’e göre, 57 yıl 11 ay hizmet süresi bulunan, her ay maaşından kesinti yapılan ve sahibi bulunduğu rezervleri ödeninceye kadar OYAK üyesi olan davacının haklarının devam ettiğinin kanun hükümüne bağlanmış olduğunu, 27.07.2016 tarihinde 456.000TL olan ana paranın OYAK nema oranlarına göre hesaplanarak ödemenin yapılması gerektiğini, 205 sayılı OYAK Kanunu Madde 21 uyarınca, 28.12.2021 tarihine kadar davacı, rezerv/emeklilik ikramiyesi sistemde kalmaya devam ettiği için, üyelik haklarının devam etmekte olduğunu, aksine yönelik herhangi bir resmi yazışma yapılmadığını ve davacıya beyan edilmemiş olduğunu, dolayısıyla davacıya ödenen emekli ikramiyesine uygulanan ve yasal bir dayanağı olmayan yasal faiz uygulaması, davacı hakkının doğrudan ihlali olduğunu, yasal faiz işletilerek ödenen miktar nedeniyle, emekli ikramiyesi enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğramış olduğunu, 28.12.2021 tarihindeki enflasyon miktarı dikkate alınarak yapılması gereken ödeme ile ödenen miktar arasında ciddi bir değer farkı olduğunu, anaparanın OYAK’ın kontrolü altında olduğunu, dolayısıyla bu paranın enflasyon karşısında değer yitirmesini önleyebilecek olan da, para üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahip olan … olduğunu ve 205 sayılı OYAK Kanunu’nun da gereği olduğunu, ayrıca, davacı ile birlikte aynı dönemde, aynı rütbeye sahip olan diğer OYAK mensuplarının emekli ikramiyesi olarak aldığı miktarın, davacının aldığı miktarın çok çok üstünde olduğunu, bunun nedeni, kurumun anapara üstünde nemalandırma yapmadan, anaparaya yasal faiz uygulayarak müvekkile ödeme yapması olduğunu, bu nedenlerle, davacı tarafından 01.01.2022 tarihinde OYAK Genel Müdürlüğü’ne, emeklilik yardımının hesaplanmasında sehven hata yapılarak ödemenin yapıldığını, OYAK nema oranlarına göre yeniden hesaplama yapılması için itiraz dilekçesi sunulmuş olduğunu, OYAK Genel Müdürlüğü 01.02.2022 tarihinde itirazımıza cevap vererek yapılan işlemlerde bir hata olmadığını, üyelik ilişkisi kesildiği için yasal faiz uygulandığını iddia etmekte olduğunu, 205 sayılı OYAK Kanunu 21. maddesi uyarınca, davacının rezerv/emeklilik ikramiyesi ödenmediği için, üyelik haklarının devam ettiğini, ancak, üyelik ilişkisi kesildiği için yasal faiz uygulandığı iddia edilse dahi, anaparanın/emeklilik ikramiyesinin değerinin korunması, davacı hakkının yüklediği pozitif bir yükümlülük olduğunu, OYAK Genel Müdürlüğü’nün kuruluşunun genel amacı, bünyesinde bulundurduğu finans şirketleri/bankacılık hizmetleri vasıtasıyla üyelerinin birikimini değerlendirmek olduğunu, kurum tarafından kuruluşunda bulunan finansal/bankacılık hizmetleri vasıtasıyla emeklilik ikramiyesi, basit bir işlemle nemalandırılmamış veya vadeli bir hesapta tutulmamış olduğunu, emeklilik ikramiyesinin/genel bilanço/bütçe içinde de nasıl değerlendirildiği bilinmemekte olduğunu, dolayısıyla, yasal faiz uygulamasını, üyelik ilişkisinin kesilmesi üzerinden iddia etmek, Anayasa ile güvence altına alındığını, mülkiyet hakkı nedeniyle yasal dayanaktan yoksun olduğunu, OYAK Genel Müdürlüğü tarafından kuruluş amacının gereği olarak finansal hizmetler vermesine rağmen anapara/emeklilik ikramiyesi olan 465.000Türk Lirası’nın 5 yıl 5 ay sonra sadece yasal faiz uygulanarak geri ödenmiş olduğunu, bu işlemle anaparanın ciddi değer kaybına neden olunmuş ve yaklaşık 60 yıllık hizmet süresi olan davacının Anayasa ile güvence altına mülkiyet hakkı doğrudan ihlal edilmiş olduğunu, davacının anaparası üzerine OYAK nema oranlarına göre yeniden hesap yapılarak davacının uğratıldığı zararın gecikmeksizin tespiti ile alacağın davacıya ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafa tebligat yapılmadan tensiben karar verilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkta İdari Yargı görevli olduğundan HMK’nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince; dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalarını görevli mahkemede açmış olmalarına rağmen mahkemenin hukuki bir yanılgıya düşerek davalarını görev yönünden reddettiğini, bu hususun açık ve tartışmasız hukuka, kanuna aykırı olduğunu ve bozma nedeni olduğunu belirterek Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, davanın istinaf mahkemesinde görülmesi mümkün değilse hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: davanın reddi kararının ve bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 205 Sayılı … Kanunu Madde 21’e göre,” en az 10 yıl müddetle kurumda üye olarak bulunduktan sonra, görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren daimi üyeler, emeklilik yardımından faydalanır ve sistemde ayrılan üyelerin hakları, sahibi bulunduğu rezervlerinin/emeklilik ikramiyesi kendisine ödeninceye kadar devam eder” hükümleri olduğunu, buna göre, 57 yıl 11 ay hizmet süresi bulunan, her ay maaşından kesinti yapılan ve sahibi bulunduğu rezervleri ödeninceye kadar OYAK üyesi olan müvekkilin haklarının devam ettiğini, 27.07.2016 tarihinde 456.000,00 TL olan ana paranın OYAK nema oranlarına göre hesaplanarak ödemenin yapılması gerektiğini, müvekkil ile birlikte aynı dönemde, aynı rütbeye sahip olan diğer OYAK mensuplarının emekli ikramiyesi olarak aldığı miktarın, müvekkilin aldığı miktarın çok çok üstünde olduğunu, müvekkilin anaparası üzerine OYAK nema oranlarına göre yeniden hesap yapılarak müvekkilin uğratıldığı zararın gecikmeksizin tespiti ile alacağın müvekkile ödenmesinin gerektiğini, OYAK, 205 sayılı Kanun çerçevesinde özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari bakımdan özerk, tüzel kişiliği bulunan, 1961 yılında kurulmuş, TSK mensuplarının yardımlaşma ve emeklilik fonu olup, bir devlet kurumu değil, özel hukuk çerçevesinde faaliyet gösteren bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrosunda görevli muvazzaf subay olan üye ile davalı OYAK arasında üyelik ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 114/1-b ve 115/2 inci maddeleri, 205 sayılı … Kanunu 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme
205 sayılı … Kanunu
‘nun “Kuruluş” başlıklı 1. Maddesi ile; “Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak ve merkezi Ankara’da bulunmak üzere (…) teşkil edilmiştir. Kurum, bu kanun ile hususi hukuk hükümlerine tabi olup, mali ve idari bakımdan muhtar ve hükmi şahsiyeti haiz bir teşekküldür.
” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Öyleyse, davalı … Kurulu, özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluş olup uyuşmazlığın konusu dikkate alındığında, davanın çözüm ve görümünün adli yargı yerine ait olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Şu halde; mahkemesince, davanın adli yargının görev alanına girmesine göre; uyuşmazlığın esastan incelenip karara bağlanması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın yargı yolu bakımından görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.