YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/21043
KARAR NO : 2013/8700
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; sanığın yokluğunda, katılanın yüzüne karşı verilen kararın hüküm fıkrasında “…gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde … temyiz yolunun açık olduğu” şeklinde yanıltıcı ifade kullanılmak ve başvuru şekli ile mercii belirtilmemek suretiyle Anayasa’nın 40/2 ve CMK’nın 34/2, 232/6. maddelerinde düzenlenen mahkeme kararına karşı kanun yollarına başvurma süresinin, merciinin ve sürenin ne zaman başlayacağının tereddüte yol açmayacak şekilde açıkça belirtilmesi kuralına aykırı ve yöntemine uygun olarak verilmeyen karara yönelik sanık ile katılanın temyiz isteklerinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, tanıklar … ve …’nün katılanın aşamalardaki anlatımı ile uyumlu bulunan yeminli ifadelerinden, sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit olduğundan, mahkemenin eksik soruşturma ile hüküm kurduğuna ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydında yer alan Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/12/2004 tarihli, 2004/267-577 E./K. sayılı ilamı ile kasıtlı suçtan dolayı verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasının infaz edildiği 17.12.2005’den itibaren TCK’nın 58/2-b maddesindeki 3 yıllık süre geçmeden inceleme konusu suçları işlemesi nedeniyle koşulları oluştuğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
2- Hükmün gerekçesinde sanığın hakaret eylemini umuma açık alanda söylemesi nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleştiği kabul edilmesine karşın, TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmayarak çelişkiye neden olunması,
3- TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … ile katılan …’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.