YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2408
KARAR NO : 2013/25119
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; … Teknik Üniversitesinde başı kapalı derse giren katılanın rızası dışında kaydedilen görüntüsünün, ulusal yayın yapan bir televizyon kanalının ana haber bülteninde, “Kara çarşaf üniversiteye girdi.” şeklindeki açıklamalarla birlikte yayınlanmasının ardından katılanın şikayeti üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, söz konusu görüntüyü kaydedenlerin, aynı üniversite öğrencileri sanık ve sanığın arkadaşı … olduğunun iddia edildiği olayda,
Katılanın sanığa yönelik iddiasının, onu çekim yapan kişinin yanında görmekten ibaret olması, yapılan yargılama sonucu hakkında özel hayatın gizlililiğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanması geri bırakılmasına karar verilen, sanığın arkadaşı …’ın, görüntüleri cep telefonuna kaydettiğini; ancak, gerek kayıt öncesi ve kayıt anı, gerek görüntülerin bir başkasına verilmesi aşamasında, yanında bulunan sanığın olaya dahil olmadığını ifade etmesi, tanıklar … ve …’nın, özetlenen ifadelerin aksine bir anlatımlarının bulunmaması, sanığın olayın sıcağı sıcağına polis merkezinde verdiği 13.02.2009, istinabe yoluyla … 1. Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği ve yazılı olarak sunduğu 26.07.2010, duruşmada alınan 17.09.2010 tarihli beyanlarında, arkadaşı …’ın yanında durmakla beraber onun eylemlerine iştirak etmediğine dair savunmada bulunmuş olması karşısında, sanığın, görevsiz … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.07.2009 tarihli oturumunda verdiği “Müştekiyi telefonun video kısmından çekmeye …’la birlikte karar verdik. … uyguladı videoya çekti.” şeklindeki, ilk ifadesi ve sonraki beyanları ile çelişen, arkadaşı … ve tanıkların anlatımlarıyla da doğrulanmayan, kuşkudan arınmamış ikrarı içerir savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçu işlediğine dair ikrarı içeren savunmada bulunan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının “A)1-” olarak gösterilen ilk paragrafındaki “BERAATİNE,” ibaresinden önce gelmek üzere hüküm fıkrasına “CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince” ibaresinin ilave edilmesi ve hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.