Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6637 E. 2023/6694 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6637
KARAR NO : 2023/6694
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1338 E., 2022/1582 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.05.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarihli kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile ”sanığın sahibi olduğu kafeye arkadaşları ile giden mağduru, kafenin bilgisayarından müziği değiştirdiği sırada, çekerek mutfağa götürüp kapıyı kapattığı ve belinden tutup kaldırarak kucağına oturttuğu, mağdurun direnerek kapıyı açıp mutfaktan ayrıldığı olayda, sanığın eyleminin 109/2, 109/3-f, 109/5. maddelerinde düzenlenen cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteminde; mağdur ve tanık anlatımlarında farklılıklar ve çelişkiler olduğuna, mağdurun belirli bir süre üzerinde tam hakimiyet kurularak zorla alıkonulmadığına, mutfak kapısının kilitlenmediğine mağdurenin istediği zaman çıkabileceğine, sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna ve üstün tutulması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekili temyiz isteminde; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, cezanın alt sınırdan tayin edildiğine, takdiri indirim nedeni uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın sahibi olduğu kafeye arkadaşları ile giden mağduru, kafenin bilgisayarından müziği değiştirdiği sırada, çekerek mutfağa götürdüğü ve kapıyı kapatıp mağdurenin belinden tutarak kucağına oturtması sonucu mağdurenin direndiği ve hemen kapıyı açıp oradan uzaklaştığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve olay günü aynı kafede olan arkadaşları tanık …’nin ve tanık …’nın beyanları, cep telefonu ekran görüntü kaydı ve diğer tanık beyanları ile dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Bakanlık vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz nedeninin incelenmesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun’dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli kararında sanık müdafiince ve Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.