YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19699
KARAR NO : 2023/10266
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/753 E. 2016/444K..
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteminde, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini, atılı suçların işlenmediğini ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın bir süre müşteki … ile birliktelik yaşadığı, sonrasında ayrıldıkları ve bu durumu kabullenemeyen sanığın olay günü marketten evine gitmekte olan mağdureyi kolundan tutarak zorla araca bindirip rızası hilafına bilmediği bir yere götürdüğü ve araç içerisinde yumrukla vurmak suretiyle kemik kırığı oluşacak şekilde darp ettiği ve öldüreceğinden bahisle tehdit ettiği sonrasında mağdureyi alıp ikametinin 200 metre yakınlarında bir yerde araçtan indirip uzaklaştığı ve bu suretle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdure hakkında alınan 13.05.2015 tarihli doktor raporunda sağ göz etrafında ödem, ekimoz, boyun önde ekimoz, sağ orbita medikal duvarda kemik kırığı olup, kırığın hayati fonksiyonlara orta (2.) dereceden etkileyecek şekilde olduğu belirtilmiştir.
3. 06.04.2015 tarihli müracaat tutanağına göre, 05.04.2015 tarihinde daha evvelden 10 yıl birlikte yaşayıp ayrıldığı sanığın, evinin yakınlarına gelerek, markete gitmek için dışarı çıktığında kendisini takip ederek kolundan tutup zorla araca bindirdiğini, bilmediği bir yere götürdüğünü ve araç içerisinde de darp ettiğini, sonra ikametinin yakınına getirip araçtan attığını ve bu nedenle şikayetçi olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın eyleminin, cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, daha sonra 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen tutanak, sanık savunmaları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararında sanık müdafiinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.