Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/137 E. 2023/4174 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/137
KARAR NO : 2023/4174
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/149 E., 2015/405 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Besni Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2015 tarihli ve 2015/100 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın evinde 2 paket Victory marka bandrolü olmayan sigara, 2 adet üzerinde … Rakısı 70 cl ibaresi bulunan bandrolü olmayan içi … şişe, 500 ml’lik pet şişeler içerisinde 182 adet boğma rakının; iş yerinde ise 10 adet 0,5 Lt’lik pet şişeler içerisinde kokusundan dolayı alkol olduğundan şüphelenilen ev yapımı rakı ele geçirildiği, 2 paket Victory sigaranın kişisel ihtiyaç için bulundurulduğu değerlendirilmekle iddianame konusu yapılmadığı, diğer alkol ürünlerinin ise ticari kasıtla
bulundurulduğunun değerlendirildiği belirtilmekle sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/405 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 3 yıl 4 … hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
1.Sanık hakkında hüküm kurulurken 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiğine,

2.Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesine göre maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna,

3.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine
İlişkindir.

B. Sanığın Temyiz İstemi
Hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.18.12.2014 tarihinde güvenlik güçlerince, sanığın iş yerinde ve evinde Besni Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/138 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramalarda, sanığın evinde 2 paket Victory marka bandrolü olmayan sigara, 2 adet üzerinde … Rakısı 70 cl ibaresi bulunan bandrolü olmayan içi … şişe, 500 ml’lik pet şişeler içerisinde 182 adet boğma rakının; iş yerinde ise 8 adet 0,5 Lt’lik pet şişeler içerisinde ve 10 adet 0,5 Lt’lik pet şişeler içerisinde kokusundan dolayı alkol olduğundan şüphelenilen ev yapımı rakı ele geçirilmiştir.

2.Ele geçirilen pet şişelerdeki alkoller hakkında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının analiz raporu dosya arasına alınmıştır.

3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, boğma rakıları içmek amacıyla aldığını, pet şişelerdeki alkoleri ise satmadığını beyan etmiştir.

4.Gümrük ve Ticaret Bakanlığının kamu zararına ilişkin yazısı dosya arasına alınmış olup ele geçirilen eşyalar hakkında kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlenmediği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamında yapılan incelemede, ele geçen ürünlerin yabancı meşeili olduğuna dair herhangi bir delil bulunmaması karşısında, ürünlerin yurt dışından ülkeye sokulmuş kaçak ürünler olmadığı ve yerli üretim olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, 5607 Sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
a.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
b.5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkâniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında cezaya hükmolunurken asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayin edilmesi,

c.Ele geçirilen eşyalar hakkında Gümrük İdaresince düzenlenecek … varakasının dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
d.Sanık hakkında 5.000,00 TL adlî para cezasına hükmolunmasına karşın, hükmün 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirmeye ilişkin bendinde 1.000,00 TL adlî para cezası hükmedilmesi,
e.Katılan kurum lehine Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Besni Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/149 Esas, 2015/405 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istekler yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.