YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9769
KARAR NO : 2023/3390
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/607 E., 2015/1397 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/607 Esas, 2015/1397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 10 uncu maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 14 … hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci
fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; gümrüklenmiş değer ve CIF değerini ödediği takdirde hakkında nasıl bir uygulama yapılacağı hususunun anlatılmadığına ve mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığından kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın koli taşıdığının görülmesi üzerine durdurulduğu ve koliler içerisinde 1000 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, suça konu sigaraların … isimli şahsa ait olduğunu, anılan şahsın polisleri görmesi üzerine kaçtığını ve kendisine ait iş yerinin önünde bulunan kolileri şahsın aracına taşıdığı esnada polislerler tarafından yakalandığını beyan etmiştir.
3.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında CIF değerinin 1.500,00 TL, gümrüklenmiş değerinin 7.602,27 TL ve gümrük vergilerinin 6.102,27 TL olduğu tespit edilmiştir.
4.26.05.2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, suça konu sigaraların yasal olmayan yollardan yurda sokulmuş gümrük kaçağı sigaralar olduğu ve suça konu sigaraların CIF değerinin 1.190,00 TL olduğu bildirilmiştir.
5.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtildiği üzere; sanığın koli taşıdığının görülmesi üzerine durdurulduğu ve yapılan aramada koliler içerisinde 1000 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği olayda, her ne kadar sanık savunmasında, suça konu sigaraların … isimli şahsa ait olduğunu, anılan şahsın polisleri görmesi üzerine kaçtığını ve kendisine ait iş yerinin önünde bulunan kolileri şahsın aracına taşıdığı esnada polislerler tarafından yakalandığını beyan etmiş ise de, sanığın anılan şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini dosyaya sunmadığı gibi yapılan araştırmalara rağmen anılan şahsa ulaşılamadığı göz önünde bulundurulduğunda, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği cihetle suça konu gümrük kaçağı sigaraları ticari amaçla bulundurduğu anlaşılan sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin (ele geçen kaçak sigaralar nedeniyle dosya arasında bulunan ve Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan … varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 1.500,00 TL, bilirkişiden alınan 26.05.2015 tarihli raporda ise toplam CIF değerinin 1.190,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, sanığa yeniden tespit edilecek CIF değeri üzerinden hesaplanacak gümrüklenmiş değere göre) iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 01.04.2015 olduğu, yargılaması devam eden … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1090 Esasında kayıtlı dava dosyasında suç tarihinin 02.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.09.2014 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığa ait 100 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması,
3.Temel gün adlî para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı davranılması,
4.Sanık hakkında belirlenen temel cezada 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca artırım yapılması gerekirken uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 10 uncu maddesi gereğince arttırım yapıldığının belirtilmesi,
5.Dava konusu kaçak eşya hakkında 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/607 Esas, 2015/1397 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.