YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14580
KARAR NO : 2023/2430
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2722 E., 2020/1876 K.
HÜKÜM/KARAR : Davacı mirasçılarının istinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/104 E., 2017/726 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı … mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı 30.11.2013 tarihli trafik kazası sonucu davacının desteği olan yaya …’ın vefat ettiğini, davacının desteğin eşi olduğunu, destekten yoksun kaldığını, davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, desteğin emekli olmasına karşın piyasada hizmetli olarak çalıştığını, eldeki davada tam kusura dayandıklarını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davacı …’ın yargılama sırasında 09.04.2014 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, aracın hususi olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza davasında yapılan yargılamada alınan 09.06.2014 tarihli raporda davacı desteğinin asli, araç sürücüsünün tali kusurlu bulunduğu, eldeki yargılamada alınan 07.09.2016 tarihli kusur raporunda ise desteğin tam kusurlu bulunduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.02.2017 tarihli kusur raporunda desteğin %75 oranında ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, alınan hesap raporunda davacının ölüm tarihine kadar belirlenen 2.794,71 TL destek zararından davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuruna tekabül eden 698,68 TL’den davalının sorumlu olduğu, davalıya yapılan 28.02.2014 tarihli başvurudan 8 iş günü sonrası olan 13.03.2014 tarihinden itibaren aracın ticari olmaması nedeniyle yasal faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 698,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde; davacı … ölmemiş gibi hesaplama yapılması ve ortalama yaşam süresinin dikkate alınmasını, desteğe yüklenen kusur oranını kabul etmediklerini, desteğin gelirinin asgari ücret olarak kabulünün doğru olmadığını, desteğin piyasada hizmetli olarak çalıştığını, tazminata avans faizi işletilmesi gerektiğini, davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, destek …’in olay tarihinde 61 yaşında ve emekli olduğu, davacılar tarafından desteğin çalıştığı ve gelir elde ettiğinin ispat edilmemiş olduğu, davacı …’nın dava açıldıktan sonra 09.04.2014 tarihinde vefat tarihine kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı … mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebeplere ilaveten davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı yan lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 30.11.2013 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle desteğin pasif dönemde hizmetli olarak serbest piyasada çalışıp gelir elde ettiğine ilişkin iddiadan başka dosya kapsamında delil bulunmamasına, destekten yoksun kalan eş …’nın dava sırasında ölümü halinde tazminat hesabının ölüm tarihine kadar yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen rapordaki kusur tespitinin benimsenmesinin yerinde olmasına göre davacı … mirasçıları vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. UYAP ortamında yapılan sorgulamada Dairenin 2022/2704 esasında temyiz incelemesi yapılan ve … mirasçıları ve aynı zamanda davacı olarak eldeki davanın davacılarınca araç sürücüsü ve maliki aleyhine Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/198 Esas sayılı dosyasında manevi tazminat istemiyle açılan dava dosyasının incelenmesinden; davalıya trafik sigortalı aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile malik Çelik Motor Ticaret A.Ş. tarafından 36 ay süre ile … Yapı Müşavirlik Mimarlık Müh. Taah. Tur. San. ve Tic. A.Ş’ne kiralandığı ve aracın kullanım amacının ticari olduğunun anlaşılmasına göre avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
3. İlk Derece Mahkemesince kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine 698,68 TL, davalı lehine 1.980,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin “Tarifenin üçüncü kısmına göre ücret” kenar başlıklı 13 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Şu durumda davacının maddi tazminat isteminin bir bölümü reddedildiğine göre davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı yararına, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden AAÜT’nin 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca davacı yan lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan bu düzenlemelere aykırı olarak davalı yan yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı … mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan “yasal” ibaresinin çıkartılarak yerine “avans” ibaresinin yazılması ve (5) nolu bendinde yer alan “1.980,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “698,68 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya (… Mirasçıları) iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.