YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13196
KARAR NO : 2023/5312
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, İİK’nın 150/ı maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle takibin iptali talebiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile, icra takibinin 750.000,00 TL ipotek limitini aşan kısım yönünden iptaline, konkordato kapsamında satış günü verilmediğinden satışın durdurulması hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı ipotekli taşınmaz maliki tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ipotekli taşınmaz maliki tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ipotekli taşınmaz maliki dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı banka tarafından davacı aleyhine ipotek veren sıfatıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, davacının ipotekli taşınmazı takibin borçlusu olan şirketten satın aldığını, borçlu şirketin ipoteği kaldırmayı taahhüt etmesine rağmen kaldırmadığını, ilamlı takip yapılabilmesi için borçluya ve ipotek verene hesap özeti, tazmin talebi ve ihtar gönderilmesinin gerektiğini, takip dosyasına sunulan ihtar tebliğlerinin usulsüz olduğunu, tebliğ işleminin borçlu şirketin yetkilisine yapılmadığını, davacıya da tebligat yapılmadığını, taşınmaz malikinin de hesap kat ihtarına itiraz hakkının olduğunu, hesap kat ihtarında faiz oranına ilişkin bilgi bulunmadığından faiz oranının bilirkişiye tespit ettirilmesi gerektiğini, 750.000,00 TL olan ipotek limitini aşar şekilde 773.046,11 TL üzerinden takibe başlandığını, icra emrindeki borca itiraz ettiklerini, asıl borçlunun konkordato başvurusu nedeniyle satışın durdurulmasını istediklerini belirterek, satışın ve takibin durdurulmasına, icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; takipte birden fazla taşınmazın paraya çevrilmesini talep ettiklerini, taşınmazlar üzerindeki ipotek miktarları toplandığında takipteki alacak miktarının ipotek miktarının altında kaldığını, takibin İİK’nın 150/ı maddesine uygun yapıldığını, hesap kat ihtarının bizzat şikayetçiye tebliğ edildiğini, şikayetçinin asıl borçluya ilişkin şikayet sebeplerini ileri süremeyeceğini belirterek, şikayetin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı taşınmaz maliki tarafından takipte yer alan asıl borçlu Nalçacı Emek İnş. Ve Tic. Ltd. Şti’ne olan borçların ödendiği ve bu hali ile kendisinin herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiş ise de taşınmaz ipotek ile yükümlü bulunduğundan davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının mümkün olduğu, davalı banka tarafından tanzim olunan 20.12.2018 tarih ve 26091 yevmiye sayılı ihtarnamenin 27.12.2018 tarihinde davacı taşınmaz malikine bizzat tebliğ edildiği anlaşılmakta olup usulüne uygun hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilen davacı borçlu yönünden İİK 150/ı maddesinde düzenlenen koşul yerine getirilmekle hakkında takip yapılmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça, takipte yer alan diğer borçlulara yapılan hesap kat ihtarnamesi tebliğlerinin usulüne uygun olmadığı ileri sürülemeyeceğinden mahkemece davacı beyanlarına bu yönü ile itibar edilmediği, davacı malikin sorumluluğu taşınmaz üzerinde mevcut ipotek limiti ile sınırlı olup aşan kısmın davacı malikten talebinin söz konusu olamayacağı, icra dosyasının incelenmesinde davacının maliki olduğu taşınmazın satışına ilişkin icra dairesince işlem tesis edilmediği ve satış günü verilmediğinin anlaşıldığı ve bu hali ile satışın durdurulması yönünde karar verilmesine gerek bulunmadığı belirtilerek tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalı banka tarafından talep edilebilecek toplam miktarın 772.037,17 TL olduğu, davacı … adına kayıtlı olan şikayete konu ipotekli taşınmaz üzerinde 23.07.2015 tarih 5977 yevmiye nolu 1. Derecede 750.000,00 TL bedelli ipoteğin borçlu Nalçacı Emek İnş. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin doğmuş ve doğacak borçlarını teminen kurulmuş üst sınır (limit) ipoteği olduğu, ipotek verenin ipotek limiti ile sorumlu olduğu belirtilmeden takipte talep edilen 773.046,11 TL toplam alacağın ve bilirkişi raporu ile tespit olunan 772.037,17 TL alacağın ipotek limiti olan 750.000,00 TL’nin üzerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı borçlu hakkında … 10. İcra Dairesi’nin 2019/3466 Esas ayılı dosyası ile yürütülen takibin 750.000,00 TL ipotek limitini aşan kısım yönünden iptaline, konkordato kapsamında satış günü verilmediğinden satışın durdurulması hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ipotekli taşınmaz maliki vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılabilmesi için borçluya ve taşınmaz maliki üçüncü kişiye hesap özeti, tazmin talebi, ihbar ve ihtar gönderilmesi gerektiği, yapılan tebligatların usulsüz olduğu, hesap kat ihtarında faiz oranı belirtilmediğinden faize yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiği, bilirkişi raporundaki çek bedelinden kaynaklanan alacağın bu takipte talep edilemeyeceği, mahkemenin bilirkişi ücretini alacaklı yerine davacı taşınmaz malikinden almasının da usulsüz olduğu ileri sürülerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçiye hesap özeti tebliğinin zorunlu olmadığı, şikayetçinin kredi kullanan borçluya gönderilen hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğini ileri süremeyeceği, alacaklı vekilince düzenlenen takip talebinde 14.085,00 TL çek sorumluluk bedelinin ayrıca depo edilmesine yönelik talebin bulunduğu, ancak icra müdürünce düzenlenen icra emrinde bu hususa yer verilmediğinin anlaşıldığı, şikayet dilekçesinde bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiği, HMK’nun 324. maddesine göre, delil ikamesini talep edence delil avansının yatırılmasının gerektiği, kaldı ki, HMK’nun 326. maddesine göre, yatırılan delil avanslarının davada aleyhine hüküm kurulandan alındığının anlaşıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ipotekli taşınmaz maliki vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava dilekçesi ve istinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmekle asıl borçluya hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesinin ilamlı icra takibi yapılmasına engel olduğu, İİK madde 150/ı bendine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılabilmesi için borçluya ve taşınmaz maliki üçüncü kişiye hesap özeti, tazmin talebi, ihbar ve ihtar gönderilmesi gerektiği, ayrıca gönderilen bu ihbarın ve ihtarın usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, yapılan tebligatların usulsüz olduğu, gönderilen hesap kat ihtarında faiz oranına ilişkin bildirim bulunmadığından alacaklı tarafın İİK md. 150/ı’da belirtildiği üzere faiz alacağının varlığını, İİK md. 68/b’deki belgelerle ispatlaması gerektiği, alacaklının çek bedelinden kaynaklı alacaklarını da huzurdaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe konu ettiği ancak çek bedelinden kaynaklanan alacakların İİK madde 150/ı gereğince takibe konu edilemeyeceği ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının tarafları lehine bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, İİK’nın 150/ı maddesine aykırılık sebebiyle takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2. 4721 sayılı TMK md.887,
3. 2004 sayılı İİK md.150/ı,
4. HMK md.324, md.326,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ipotekli taşınmaz maliki vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.