YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11535
KARAR NO : 2023/10388
KARAR TARİHİ : 27.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1108 E., 2022/1372 K.
KARAR : Direnme
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/32 E., 2020/180 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 24.07.2016 – 16.11.2017 tarihleri arasında … L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğundan bahisle 5510 sayılı Kanun’un 91.maddesi kapsamında, bu dönemde uygulanan idari para cezasının ve tahakkuk ettirilen tüm prim ve damga vergisi borçlarının geri alınmasını, ödediği tüm tutarların yasal faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin SGK … Sosyal Güvenlik İI Müdürlüğü Şehzadeler Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 30.01.2018 tarih ve 434.742 sayılı işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 91. maddesindeki “tutukluluk durumunun”da içinde bulunduğu mücbir sebep hallerinin sona ermesinden itibaren ilave üç aylık süre içinde yasadan kaynaklanan bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde bu bildirimlerin süresinde yapılmış kabul edileceğine ilişkin hüküm uyarınca 25.12.2017 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğunu, davalı idarece tutuklama tarihinden itibaren üç aylık süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, söz konusu hüküm gereğince yapmış olduğu bildirimlerin süresinde kabul edilerek para cezasının geri alınmasını, ödemiş olduğu tutarın tarafına iade edilmesi gerektiğini beyanla, ödemiş olduğu 23.116,95 TL’nin 24.01.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacıya ait işyerinde yapılan denetimlerde çalıştığı tespit edilen kişilere ilişkin bildirim yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, davacı adına idari para cezası verildiğini, davacı tarafından yasal süresi geçirildikten sonra 29.11.2017 tarihinde itiraz edildiğini, İtiraz Komisyonunun kararına karşı otuz günlük yasal süresi içinde dava açılmadığını, davacının daha sonra 5510 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi uyarınca bildirimlerini yapmış olduğunu belirtilerek para cezasının geri alınması gerektiğinden bahisle yaptığı başvurusu üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğini, mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Dahili davalılar tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince “Davanın kabulü ile 06.06.2017 tarihli tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla 20.684,00TL idari para cezasının iptali ile ödeme tarihi olan 24.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte iadesine, ” dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, “…somut uyuşmazlıkta idari yargının görevli olması gerektiği üzerinde durulmamış olması usul ve kanuna aykırı bulunduğundan; aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan kararın, esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine HMK 353/I-(a)-3.4 maddesi uyarınca karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur…” gerekçesiyle, yerel mahkeme kararı kaldırılarak “1-Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,” dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında, “…İdari para cezası nedeniyle ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi istemli talebin görülme yerinin iş mahkemesi olduğu belirgin olmakla, idari para cezasının iptali istemli talebin tefrik edilerek idari yargının görevli olduğuna dair karar verilip, idari para cezasının idari aşamada kesinleşmesi veya idare mahkemesine müracaat halinde sonucu bekletici mesele yapılarak, istirdat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken,… “gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Daire kararında hukuksal dayanağın belirtilmemesi, emsal Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bulunması karşısında direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, idari para cezası yönünden dava açmadıklarını, 5510 sayılı Kanun’un 91 nci maddesinin somut olaya uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık direnme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun’un 101 ve 102 nci maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 1, 114 ve 166 ncı maddeleri, 7036 sayılı Kanun’un 5 nci maddesi, İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 12 nci maddesi.
2. Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun’un 101 nci maddesinde, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.” hükmü düzenlenmiş, 102 nci maddesinde de idari para cezasının iptalinin idari mahkemelerinin görev alanında olduğu belirtilmiştir. Yine 7036 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinde de, idari para cezalarına ilişkin itirazların iş mahkemelerinin görev alanı dışında olduğu belirtilmiştir.
2.6100 sayılı Kanun’un 1 nci maddesinde görev hususunun kamu düzeninden olduğu, 114 üncü maddesinde yargı yolunun dava şartı olduğu düzenlenmiştir.
3.Belirtilen açıklamalar ışığında idari para cezalarının iptali yönünden yargı yolunun idari yargı yolu olduğu tartışmasızdır.
4. 6100 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin 4 üncü fıkrası”Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. ” hükmünü içermesi ve dava konusu istirdat isteminin idari para cezasının yerinde olup olmadığının sonucuna bağlı olduğu belirgin olup, İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 12 nci maddesi kapsamında kalan bu isteğin de idari yargı tarafından karara bağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
5. O halde yasal dayanaklar ile gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerekmektedir.
6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.