YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5139
KARAR NO : 2023/3385
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/416 E., 2022/1118 K.
DAVA TARİHİ : 05.03.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/54 E., 2021/277 K.
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; şikayet dışı borçlunun muvazaalı olarak devrettiği taşınmazla ilgili tasarrufun iptali davasını açtıklarını, taşınmaza ihtiyati haciz yapıldığını müvekkilinin ihtiyati haciz tarihinin daha önce olduğunu, tasarrufun iptali davası kesinleşmeden taşınmazın satıldığını düzenlenen sıra cetvelinde 1. Sıradaki şikayet olunanın ve 2. Sırada yer verilen müvekkili ihtiyati hacizlerinin kesinleşmesi ile ilgili yeterince inceleme yapılmadan sıra cetveli düzenlendiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptali ile şikayet olunana ayrılan payın müvekkili dosyasına ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ihtiyati haczinin daha önce kesinleştiğini, tasarrufun iptali davasına konu taşınmazın cebri icra yolu ile satışı için kararın kesinleşmesinin gerekmediğini, sıra cetvelinin usulüne uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin açtığı tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararının 14.12.2011 de verildiği, kesin hacze 23.06.2015 tarihinde dönüştüğü, şikayet olunanın açtığı tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararının 12.09.2012 de verildiği, kesin hacze 19.12.2013 tarihinde dönüştüğü, tasarrufun iptali davası aynî dava değil, kişisel bir alacak davası niteliğinde olduğundan kesinleşme beklenmeden haciz ve satış istenebileceği, şikayete konu sıra cetveli düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; sıra cetveline konu edilen 1. sıra alacaklının tasarrufun iptaline konu taşınmazın kaydına 12.09.2012 tarihinde ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, ihtiyati haczin 19.12.2013 tarihinde kesinleştiğinin aynı taşınmaz için müvekkili tarafından da tasarrufun iptali talebi ile dava açıldığını 16.12.2011 tarihinde ihtiyati haciz şerhi işlendiğini sıra cetvelinde yer alan 1. derece ve 2. derece hacizlerin dayanağının çok yakın tarihlerde açılmış olan tasarrufun iptali davaları olduğunu, değerlendirmenin yerel mahkeme nezdinde eksiksiz olarak yapılması gerekmekte iken, eksik inceleme sonucu şikayetin reddine karar verildiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufun iptali davasının aynî dava olmayıp kişisel bir alacak davası niteliğinde olduğu, kesinleşme beklenmeden haciz ve satış istenebileceği, şikayetçinin açtığı tasarrufun iptali davasında 14.12.2011 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, 23.06.2015 tarihinde tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verildiği, ihtiyati haczin bu tarihte kesin hacze dönüştüğü, şikayet olunanın açtığı tasarrufun iptali davasında ise 12.09.2012 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, 19.12.2013 tarihinde tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verildiği, ihtiyati haczin bu tarihte kesin hacze dönüştüğü, bu durumda sıra cetvelini düzenleme yetkisinin ilk kesin haczi bulunan şikayet olunan dosyasına ait olduğu, sıra cetveli düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 100, 268, 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.