Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/9330 E. 2023/6336 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9330
KARAR NO : 2023/6336
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/309 E., 2016/257 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red – Onama

Sanık … Bölükbaşı’nın yokluğunda hükmolunan ve usulüne uygun şekilde 28.04.2016 tarihinde tebliğ olunan hükmü 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 27.10.2016 tarihinde temyiz ettiği, Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli ek kararı ile süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanığın bu karara yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
3. Sanık …’ın, yokluğunda hükmolunan ve usulüne uygun şekilde 28.04.2016 tarihinde tebliğ olunan hükmü, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 27.10.2016 tarihinde temyiz ettiği, Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli ek kararı ile “yasal süre geçtikten sonra yapıldığından 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesi gereğince temyiz isteminin reddine” karar verildiği, sanığın 02.11.2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen ek kararı 04.11.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği, aleyhe delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, müştekinin şikayetçi olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecek ise etkin pişmanlık hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …, temyiz dışı sanık … … ve yakalama kararı infaz edilemediği için hakkında tefrik kararı verilen sanık …’ın, aralarında husumet bulunan müşteki …’nın evine giderek konuşmak için müştekiyi çağırdıkları, gitmek istemeyen müştekiyi yüzüne sprey sıkarak zorla araca bindirip top sahasının yanına götürdükleri, araçtan indirdikten sonra darp ettikleri müştekinin, kaçarak kurtulduğu iddiasına ilişkindir.
2. Isparta Devlet Hastanesince düzenlenen 26.04.2013 tarihli adli muayene raporuna göre müştekinin mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
3. Sanığın tevil yollu ikrarı mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık …’ın temyiz istemi yönünden;
Sanığın, yokluğunda hükmolunan ve usulüne uygun şekilde 28.04.2016 tarihinde tebliğ olunan hükme karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.10.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli ek kararı ile süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanığın 02.11.2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen ek kararı 04.11.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin reddine dair 31.10.2016 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanık …’un temyiz istemi yönünden;
Sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ne olduğu tespit edilemeyen silahtan sayılan sprey ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza arttırımı yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkûmiyet, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde yapılan lehe değişiklik ile uzlaşmaya tabi hale getirilmiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1. Müştekinin 26.12.2013 tarihli celsede, şikayetçi olmadığını belirttiği, ancak 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayıp re’sen takibi gerektiren suçlardan olması nedeniyle sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiş, sanıkların müştekiyi zorla götürdükten sonra kendiliğinden bırakmadıkları, müştekinin kaçarak kurtulduğu anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında ise bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Müştekinin olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanları, bu beyanları destekleyen adli rapor, tanıklar … ve ….’nin birbiriyle uyumlu ve aşamalarda değişmeyen beyanları, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından birlikte işlendiğinin sabit olduğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli ek kararında sanığın temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle temyiz isteminin reddine ilişkin 31.10.2016 tarihli ek kararın Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli kararında sanık müdafiinin temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.