YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13230
KARAR NO : 2023/5320
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız takipte itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı temlik alan alacaklı dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı ile davalı Pemili Organizasyon arasında davalının … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan olan hakedişlerinden tahakkuk etmiş 1.600.000,00 TL’lik kısmı için … 9. Noterliği’nin 30.05.2019 tarihli ve 06932 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesinin yapıldığını, yapılan alacağın devri sözleşmesi neticesinde 3. kişi borçlu … Büyükşehir Belediyesi’nin borcunu ödemediğini, bunun üzerine … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/13879 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, her iki borçlunun takibe ve borca itiraz ettiklerini, takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu beyanla davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temlik eden takip borçlusu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını beyanla görev itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın … 9. Noterliği’nin 30.05.2019 tarihli ve 06932 yevmiye numaralı devir sözleşmesine dayandığı, temliğin bedelsiz yapıldığı, bu sebeple temlik edenin temlik zamanında alacağın mevcut olmaması sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, temliğin karşılıksız olması nedeniyle davacının iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispat ile yükümlü olduğu; ancak davacının davasını kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle hüküm kurmaya elverişle düzenlenen 03.12.2020 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İcra hukuk mahkemelerinin dar yetkili mahkemeler olduğu, işin esası ile ilgili sorunların çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu, icra hukuk mahkemesinin takibin dayanağı alacağın temlikinin edimli olup olmadığını araştırma yetkisinin olmadığı, yerel mahkemece dosyanın bilirkişiye verilmemesi gerekirken dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek alacağın devri sözleşmesi sonucu tahakkuk eden alacağın tespitinin talep edildiği, bilirkişinin herhangi bir hesaplama yapmadan taraflar arasındaki ilişkiyi yargıç gibi tartıştığı, bilirkişi raporuna itiraz edildiği, mahkemenin sadece bilirkişi raporundaki tespiti hukuki dayanak yaparak gerekçe oluşturduğu, davalı şirketin TTK’nın 16. maddesi gereğince tüzel kişi tacir olduğu, tacirin ticari işletmesi ile ilgili faaliyetlerinde aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermek zorunda olduğu ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının tarafları lehine bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … 9. Noterliği’nin 30.05.2019 tarih ve 06932 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi incelendiğinde alacağın devrinin ivaza bağlanmadığı, devre karşılık bir edimin öngörülmediğinin görüldüğü, bu durumda TBK’nın 191’nci maddesi gereğince anılan alacağın devri sözleşmesi ile alacağı devredene karşı alacak talebinde bulunulamayacağı, takibe dayanak belgenin İİK’nın 68’nci maddesindeki şartları karşılayıp karşılamadığını, sözleşmenin iki tarafa edim yükleyen sözleşme olup olmadığını incelemenin icra hukuk mahkemesinin görevi olduğu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın TBK’nın 191’nci maddesi hükmü karşısında sonuca etkili olmadığı, alacağın temliki sözleşmesinin ivazlı olduğunun İİK’nın 68’nci maddesi kapsamında belgelerle ispatlanamadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dosya kapsamında dava dilekçesi ve istinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebepleri de tekrar edilerek davanın açılmasına sebep teşkil eden alacağın devri sözleşmesinin İİK’nın 68’nci maddesinde sayılan belgelerden olduğu, istinaf incelemesinde, alacağın devri sözleşmesinin değil bunun dayandığı edimin ispatı için İİK md. 68 kapsamında belge ile ispat öngörülerek İcra Mahkemesinin görev alanının genişletildiği, sözleşmenin ivazlı olup olmamasının alacağın devri sözleşmesinin İİK md. 68 kapsamında belge olmadığı anlamını taşımayacağı, devre karşılık bir edimin olmadığından bahisle şekil şartları yerine getirilmiş temlik sözleşmesinin yok sayılamayacağı ileri sürülerek tarafları lehine Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2., 6098 sayılı TBK md. 191,
3., 2004 sayılı İİK md. 68,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.