YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9569
KARAR NO : 2023/9438
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/294 E., 2023/58 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalılardan işverenlere ait işyerlerinde 03.02.1998 – Mart 2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının davalı şirkette hiçbir çalışmasının bulunmadığını, davacının rahmetli olan eşi ile davalı şirketin değil ama şirket hissedarının bir dostluğunun olduğunu, bu nedenle davacının eşi vefat ettikten sonra davacının davalı şirkete sadece bu aile dostlarını ziyaret için geldiğini, hatta davacıya dul kaldığı için kendisine bir takım insani yardımlar da yapıldığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı beyanlarının samimi olmadığını, ayrıca davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde vefat eden eşinden de çalışmadığı için maaş aldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi ve yazılı deliller ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.12.2015 tarihli ve 2011/84 – 2015/716 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılardan Kurum ve Özduru Petrol Maden İnşaat Gıda Otomotiv ve Turizm San. Ticaret Ltd. Şti. vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.04.2018 günlü ve 2016/14045 – 2018/4323 E.K. sayılı ilamı ile “Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı tarafca düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilen hizmetlerinin de bulunmadığı, davalı işyerinin 07.01.2003-31.08.2010 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, bordro tanıklarının ve komşu işyeri tanıklarının dinlenildiği ancak tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidildiği, yapılacak işin, mahkemece dinlenen tanıkların ifadeleri davacının çalıştığı süreleri tam olarak belirlemeye elverişli olmadığından gerekirse, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili İl Müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun’un 2, 6, 9 ve 79/10 uncu maddeleri gereğince ortaya konulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret” olduğu belirtilerek eksik inceleme ve araştırma ile kurulan hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.03.2023 tarihli ve 2018/294 – 2023/58 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, duruşmada dinlenen tanık beyanları, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işyerinde fiili bir çalışmasının olduğunun ispat edilemediği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve bilirkişi raporunda değerlendirilen Sulh Ceza Mahkemesi karar içeriği ve vekaletnamenin bozma öncesi verilen karar aşamasında da dosya kapsamında bulunduğu, söz konusu belgelerin Yargıtay tarafından yeterli görülmediği, bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarının da davacının davalı işyerinde çalıştığı konusunda kesin bir bilgi verecek nitelikte olmadığı, dolayısı ile davacının davalı şirkette fiili bir çalışması olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asil; bozma sonrası dinlenen tanıkların davalı şirketin sahiplerinin akrabası olduğunu, bu nedenle beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, mahkemece davacının davalılar nezdinde çalıştığına ilişkin iddialarını destekler nitelikte dosyada bilgi ve belge olmasına rağmen, salt tanık anlatımlarına dayanarak, tüm deliller değerlendirilmeden verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalılara ait işyerinde 03.02.1998 – Mart 2006 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalılara ait işyerinde 03.02.1998 – Mart 2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmadığı gibi, Mahkeme gerekçesinin de yerinde olmadığı açıktır.
Somut olayda, davalılar nezdinde sekreter ve müşteri temsilcisi olduğunu beyan eden davacıya, davalılardan Duru Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. adına şirket müdürü Haydar Yıldız tarafından verilen … 6. Noterliğinin 18.06.1999 tarihli vekaletname içeriği, davacı adına düzenlenen Öz Duru Petrol İnş. Gıda Oto ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait Ocak 2005 ayı ücret bordrosu, Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/1313-2006/241 E.K. sayılı dosyasında alınan beyanlar ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle, re’sen araştırma ilkesi doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerleri ayrıntılı bir şekilde araştırılmalı, işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri tespit edilerek, davacının çalışmasının niteliği ve süresine ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya konulduktan sonra, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.