Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8778 E. 2023/10953 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8778
KARAR NO : 2023/10953
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2409 E., 2023/341 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2022/87 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Taş Taksi isimli taksi durağında davalıya ait ticari takside 30.06.1996 tarihinden 01.01.2017 tarihine kadar tam gün olarak aralıksız ve kesintisiz şekilde çalıştığını, davalıya ait …plakalı ticari takside genellikle geceleri şoförlük yaptığını, günlük 12-13 saat çalıştığını, 30.06.1996 tarihinde işe başlamasına rağmen, davalı tarafından sigortasız çalıştırıldığı, 20 yılı aşkın fiili çalışması bulunmasına rağmen sigorta primlerinin yatırılmadığını bu nedenle de emekliliği kazanamadığını, davacının asgari ücret ve yapmış olduğu işin %20’si şeklinde ücret aldığını aylık 2.000,00 TL ‘nin altına düşmeyen bir gelir elde ettiğini, davacının davalının yanında çalıştığına dair trafik idari para ceza tutanaklarının ekte olduğunu, bu nedenle 30.06.1996 -01.01.2017 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilmeyen prime esas kazançlarının tespit edilip Kuruma bildirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde dava dilekçesindeki iddiaların cevaplanabilmesi için gerekli olan tüm inceleme ve araştırmanın yapılması, bilgi ve belgelerin temini uzun süre gerektireceğinden, davaya cevap süresinin yasal cevap verme süresine ek olarak HMK madde 317 gereği 2 hafta ek süre verilmesini talep ettiği ancak dava dosyasında bunun dışında herhangi bir cevap dilekçesine rastlanılmadığı anlaşılmıştır.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıya ait takside 30.06.1996 – 01.01.2017 tarihleri arasında kesintisiz şoför olarak çalıştığı iddiasıyla açmış olduğu hizmet tespit davasında, gerçek dışı beyanlarla haksız kazanç arayışına girdiğini, davacının hiçbir zaman İş Kanunu’na tabi hizmet akdi ile davalı emrinde işçi olarak çalışmadığını, sadece davalıya ait …plakalı takside ara sıra ayda 1-2 gün birkaç saatliğine şoförlük yaptığını, bunun hiçbir zaman süreklilik arz etmediğini, davalının aracı kendi kullandığını, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem içerisinde 1, 5-2 sene cezaevinde yattığını, ayrıca alkollü araç kullanmaktan ehliyetine 2,5 yıl el konulduğunu, davacının bu kadar uzun süre sigortasız çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, 5510 sayılı Kanun’un Ek. 6 madde ile 01.03.2011 tarihinden itibaren taksi ve benzeri şehir içi toplu taşıma araçlarında bir ay içinde 10 günden az çalışanlara kendileri tarafından prim ödemeleri şartıyla sigortalı olabilme imkanı tanındığını, davacının hiçbir zaman bir ay içerisinde 10 günden fazla çalışması olmadığı için davalının prim ödeme yükümlülüğü olmadığını, ayrıca davacının taleplerinin hak düşürücü süresinin dolduğunu, davanın belirtilen sebeplerden dolayı reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı tarafından işletilen Taç Taksi Durağında 12.01.2011 – 16.06.2016 tarihleri arasında aralıksız kesintisiz şoför olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; istinafa konu kararda “davanın kısmen kabulü ile davacının davalı tarafından işletilen taç taksi durağında 12.01.2011 – 16.06.2016 tarihleri arasında aralıksız kesintisiz şoför olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine,” dair karar verildiğini, bu kararın gerçeği yansıtmadığını, davacı tanıklarının beyanlarında davacının ne zaman işe başladığını veya işten ayrıldığı hususunda net olarak ifade edilemediğini, davacı tanıklarının ifadeleri kamu düzenini de ilgilendiren bu tür hizmetin tespiti için yeterli olmadığını, hal böyle iken yerel Mahkemece bordro tanığı olmayan soyut tanık anlatımlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, bu nedenlerden dolayı Mersin 1.İş Mahkemesinin 2021/19 Esas, 2022/87 Karar sayılı dosyasından verilen 26.02.2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde müvekkil Kurum lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, davalıya ait takside şoför olarak çalıştığı iddiasıyla açmış olduğu hizmet tespiti davasında Yerel Mahkeme tarafından 12.01.2011-16.06.2016 arasında çalıştığı yönündeki kararın usul ve Kanun’a aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere ; Hizmet tespiti davalarında hizmetin sürekli ve kesintisiz olması halinde, hizmetin sona erdiği yıldan itibaren beş yıllık hak düşümü süresi bulunduğunu, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, dava hak düşümü süresi geçtikten sonra açılmış olup reddinin gerektiğini, davacının, müvekkile ait ticari takside ayda 1-2 saat ihtiyaç halinde çalıştığını, bu nedenle davacının tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde kesintisiz olarak çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğu gerekçesi ile davacı lehine verilen kararın istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde, Mahkemece müvekkilinin şoför olarak görev yaptığının ve ehliyetinin bulunmadığı dönemler araç kullanmadığı gerekçe gösterilerek kesintisiz çalışmasının kabul edilmediğini, tanık beyanları ile de müvekkilinin kesintisiz çalışmasını ispatladığını, zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile kabul edilmeyen dönemlerin de müvekkilinin hizmet süresi içerisinde sayılması gerektiğini savunmuş, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “tüm dosya kapsamından davacının 21.02.1997- 04.04.1997 tarihleri arasında Mersin ceza evinde kaldığı buradan Yayladağı na sevk edildiği ancak burada kaldığı sürenin tespit edilemediği, davacının 02.01.2004 – 30.06.2004 arası 180 gün, 05.03.2008- 05.03.2010 arası 730 gün alkollü araç kullanma nedeni ile ehliyetine el konulduğu, buna göre dava dilekçesinde şoför olarak çalıştığı iddia edilen davacının bu sürelerde çalıştığını kabul etmenin mümkün olamayacağı, bu sürede çalışmanın kesintiye uğradığının kabulünün yerinde olduğu, kesinti nedeni ile dava tarihine göre 05.03.2010 tarihinden önceki çalışmalar için hak düşürücü sürenin gerçekleştiği kabul edilmesinde de hata görülmemiştir. Sonraki döneme ilişkin kabulün ise tanık beyanlarıyla, Vergi Dairesi kayıtlarıyla, trafik cezası tutanakları ve ödeme belgeleriyle ispat edildiği anlaşılmakla mahkeme kabulünün yerinde olduğu” gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri i temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 30.06.1996-01.01.2017 tarihleri arasındaki eksik bildirilen günlerin ve prime esas kazançlarının tespitini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, trafik ceza tutanakları, vergi ödeme makbuzları, tanık beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.