Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8144 E. 2023/10284 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8144
KARAR NO : 2023/10284
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/180 E., 2023/12 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalılardan …’ın davalı işverende şoför olarak çalıştığını, 18.06.2012 tarihinde işverenin … plakalı kamyonu ile … istikametinden Serik istikametine seyir halindeyken kamyonun frenlerinin tutmaması nedeniyle iş kazası geçirdiğini, kaza sonucu kurumlarınca kendisine 46.410,025 TL peşin sermaye değerli gelir, 76.894,85 TL tedavi masrafları, 2.774,78 TL geçici iş göremezlik ödeneği olmak üzere toplam 126.079,88 TL masraf yapıldığını, açıklanan nedenlerle davalarının kabulü ile, dava dilekçesi ile 46.410,25 TL peşin sermaye değerli gelir, 76.894,85 TL tedavi masrafları, 2.774,78 TL geçici iş göremezlik ödeneği olmak üzere toplam 126.079,88 TL nin şimdilik 31.519,97 TL’sinin peşin sermaye değerli gelir için gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderleri için ise sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 23.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam talebini 101.418,86 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve E. 2019/1053 Esas 2020/150Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 10.818,22 TL peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 31.05.2016 tarihinden, 17.924,18 TL tedavi masrafı ile 2.774,78 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sarf ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/511 Esas 2021/471 Karar sayılı kararıyla; hükme esas alınan kusur raporunun olaya uygun, Kurum müfettişinin raporu ile de uyumlu olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce; gerçek zarar hesabının da yapıldığı hesap raporu alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…sigortalının gerçek zararı hesaplanması, bu miktar, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp davalının kusur oranına göre sorumluluğu belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrası ilama uyularak yapılan yargılamada dosya yeniden aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 11.07.2012 tarih ve 2012/2543 soruşturma no, 2012/1537 K. nolu soruşturma dosyası, kaza tutanakları, dosyası, kurum sigortalısına yapılan ödemeleri gösterir kurum kayıtları, 21.01.2020 tarihli kusur bilirkişi raporu, bozma sonrası alınan aktüerya raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmekle davacı kurum tarafından meydana gelen iş kazası sebebiyle kurum sigortalısına bağlanan gelir, yapılan tedavi masrafları ve geçici iş göremezlik ödemelerinin 101.418,86 TL’sinin rücu imkanı olduğu ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının 101.418,86 TL sini talep ettiği görülmekle, davacının rücu imkanının bulunduğu anlaşılmakla …” gerekçesiyle davanın kabulü ile

37.128,20 TL peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 31/05/2016 tarihinden, 61.515,88 TL tedavi masrafı ile 2.774,78 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sarf ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, meydana gelen iş kazasında sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.5510 sayılı Kanun’un 21 inci ve 76 ıncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemeleri nedeniyle uğranılan Kurum zararının 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin olup davanın kabulüne ilişkin hükmün dairemizin 03.11.2021 tarihli ilamı ile bozulmuş bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 23.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ıslah dilekçesi de gözetilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun ise 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.

Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nin “zaman bakımından uygulanma” başlığını taşıyan 448 inci maddesi; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” hükmünü içermektedir. Mahkeme karar tarihi itibari ile 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ve 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı ve bu içtihadın değiştirilmesine gerek bulunmadığı kabul edilmiş olduğundan, bozma ilamından sonra yapılan ıslah geçerli olmayacaktır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nin 177 nci maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile eklenen fıkra ile bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesinin önü açılmıştır. Buna göre; “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.”

Yapılan değişiklik ile kural olarak bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesinde tahkikat ile ilgili bir işlem yapılması halinde iş bu tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün hale getirilirken iş bu kuralın istinası ise yapılacak ıslah ile bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Kurum vekilinin bozma sonrası 23.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu ve mahkemece ıslah talebi dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmış ise de, bozma kararına uyulmakla birlikte artık ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.