Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/11531 E. 2023/8490 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11531
KARAR NO : 2023/8490
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/146 E., 2023/32 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını savunamayacak durumda olan kişiye karşı nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/1877 Esas, 2021/1817 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/27019 Esas, 2022/4421 Karar sayılı kararı ile; “İlk derece mahkemesince mağdureyle ilgili … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.10.2020 tarihli raporun içeriği itibarıyla yetersiz olduğu gözetilerek mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilip muayenesi yaptırılarak suç tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, mağduru bulunduğu eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı, tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel saldırı eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/146 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkûmiyet kararının yerinde olmadığına, cezada teşdit yapılmasına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının gerekçesinin belirtilmediğine, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi gereğince yapılan indirimin sanık aleyhine değerlendirilmesi hususlarının yerinde olmadığına, sanığın eyleminin cinsel saldırı değil yaralama fiili olduğuna, kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Raporlar arası çelişki giderilmeden ve eksik inceleme ile karar verildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak, indirim yapılmadan karar verilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi;
Eksik inceleme ile karar verildiğine, verilen cezanın teşdiden verilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, raporlar arası çelişki giderilmeden karar verildiğine, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın katılan …’ye gezmek istediğini söyleyip ikna ederek ağaçlık bir alana götürdüğü, bir süre muhabbet ettikten sonra kalkmak isteyen katılanı bırakmayarak katılanın üzerine çıktığı, kafasına vurmak suretiyle darp etmeye başladığı, bu esnada sanığın pantolonunun inik olduğu, katılanın kıyafetlerini tamamen çıkardığı, katılanın uzun bir süre sanığın darp ve cinsel dokunmalarına direndiği, bu esnada katılanın yardım çığlığı üzerine polis ekiplerinin olay yerine geldiğinde, sanığın çıplak vaziyetteki mağdurun üzerinde katılana yumruk atmaya çalışırken görüldükleri ve sanığı etkisiz hale getirdikleri olayda; katılanın beyanlarının olaya müdahale eden polis ekiplerinin beyanları ile uyumlu olduğu, sanığın aşamalarda alınan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik çelişkiler içerdiği, sanığın, katılanın kıyafetlerini çıkardığı, kendi pantolonun inik halde olduğu, katılanı darp ederek cinsel saldırıda bulunduğu, sonrasında polis ekiplerinin zor kullanması sonucunda eyleminin sonlandırılması hususları bir arada değerlendirilerek sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kanaati ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda aldırılan Adli Tıp Kurumu 6 İhtisas Kurulunun 30.11.2022 tarihli raporunda; katılanın olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve bu olaya ruhsal yönden mukavemet etmesine engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı, olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, beyanlarına itibar edilebileceği belirtildiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/146 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure ve katılan Bakanlık vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.