YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20007
KARAR NO : 2012/30137
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1-TCK’nın 184/4 maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanmayacak olması ve Sarıyer Belediye Başkanlığı’nın 16.06.2009 tarihli yazısında suçun işlendiği yerin belediye mücavir alan sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, suça konu yapının özel imar rejimine tabi yerde kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)15.02.2010 tarihli raporun bilirkişi … tarafından ve keşif tutanağının bilirkişi … ile hakim tarafından imzalanmaması,
b)5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin, mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231. maddesinin uygulanma olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmeli, zararın giderilmesi gerektiği şeklindeki şart bu suçta gözetilmemelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanık hakkında “zararın giderilmediği” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, damanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.