YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12315
KARAR NO : 2023/9777
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2712 E., 2018/845 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Koaceli Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Koaceli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.01.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek hükümden sonra 02.12.2016 tarih, 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen (6) ncı bendi uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi hale getirilmesi gözetilip, 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kocaeli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafin istinaf başvurusu üzerine karar kaldırılarak başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, … ve … ‘ın beyanları, mümkün ise telefon görüşmelerine ilişkin ses kayıtları ve her üç kişinin birbiriyle ilişkisi ve bu ilişkilerinin dava konusu olaydaki yansımaları tam olarak açıklığa kavuşturulmadan ve telekom bayiisinde de çalıştığı gözetilerek dava konusu olay alanında da bilgi sahibi olduğu anlaşılan sanık …’ın parayı alma ve kontör ilişkisinin yokluğunun kabul edilmemesinin mümkün olmadığı gözetilerek sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak beraat kararının verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, suç tarihinde arayan erkek şahsın bilgilerinin yanlışlıkla katılana geldiğinden bahisle okumasını söylediği, devamında gelecek mesajları da okumasını istediği, katılanın cep telefonuna gelen mesajların şahsa ait olduğunu zannederek okuduğu, daha sonra bankadan aranarak 2.500,00 TL’lik kontör transferi yapıldığını öğrendiği, katılan hesabından sanık hesabına havale yapıldığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan 27.12.2010 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek kredi kartından bilgisi dışında kontör transferi yapıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.
3. Telekomünikasyon İletişim Başkalığının 13.01.2011 tarihli yazısında; suç tarihinde katılanın kullanmış olduğu hattın … nolu …’a ait hattan arandığının ve tarafına mesaj atıldığı anlaşılmıştır.
4. Yapı Kredi Bankası A.Ş. 27.12.2010 tarihli yazı cevabında, kredi kartından suç tarihinde saat 17:24:58’de … IP numarası ile Yapı Kredi Bankası Kütahya Şubesi şüpheli … adına 81810816 nolu hesaba, 2.500,00 TL tutarında havale yapıldığı, aynı tarihte aynı IP üzerinden saat 17.28 te … nolu hatta ve saat 17.30 da … nolu hatta kontör yüklemesi yapıldığı,
5. Sanık …’ın … hakkında 28.12.2010 tarihinde verdiği dilekçe ile …’ın kendi hesabına gönderdiği 2.500,00 TL para nedeniyle hesabının bloke olduğu, paranın başka bir şahsın bilgisi dışında … tarafından kendi hesabına aktarıldığı, ileride sıkıntı yaşamamak için müracaat ettiği, ancak olayda suç unduru oluşmadığından … hakkında dolandırıcılık suçundan 11.01.2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sureti ve 26.10.2012 tarihli Mert İletişim Hizmetleri … kaşesi ile sanal kotör açıklaması ile … iletişim … adına 6.952,49 TL tutarlı fatura sureti sanık tarafından dosyaya sunulmuştur.
6. Yapıkredi Bankası A.Ş. 31.05.2011 tarihli yazısında; katılanın kullanmış olduğu kredi kartından 2.500,00 TL tutarlı işlemin sanığın hesabına gönderildiği hesap hareket listesinde görülmüştür.
7. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. 08.09.2011 tarihli yazı cevabında, … nolu hattın … ve … nolu hattın ise …’ya ait olduğu, … IP numarası … nolu … adına kayıtlı GSM hattına ait olduğu bildirilmiştir.
8. Yapı ve kredi Bankası A.Ş. 06.09.2011 tarihli yazı cevabında, katılan adına kayıtlı kredi kartıyla sanığa ait hesaba gönderilen 2.500.00 TL havale işlemi ve kontör yükleme işlemleri IP bilgileri ve kontör yüklenen telefon numaraları gönderilmiş, sanık hesabından ATM kartıyla ATM’den …’a ait hesaba 27.12.2010 tarihinde 3.700,00 TL havale işlemi ATM hareketleri yazı ekide dosyay sunulmuştur.
9. Yapı ve kredi Bankası A.Ş. 28.09.2011 tarihli yazı cevabında, sanığa ait ATM kartıyla …’a ait hesaba havale yapıldığı ve bu paranın 3.700,00 TL olarak … ın hesabından çekildiği, 27.12.2010 tarihinde … hesabından havale yapılan … ve … kimlik ilgileri gönderilmiştir.
10. Avea İletişim hizmetleri A.Ş. 18.11.2014 tarihli yazı cevabında, … nolu … adına düzenlenen hattın 30.09.2010 tarihinde kullanıma açıldığı, 18.01.2011 tarihinde iptal edildiği, abonelik sözleşme evraklarına ulaşılamadığı bildirilmiştir.
11. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunun 29.05.2017 tarihli yazısından, uzlaştırma işleminin taraflar arasında sağlanamadığının belirtildiği görülmüştür.
12. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/10671 Soruşturma, 2011/163 Karar sayılı ve 11.01.2011 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu soruşturma ve Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/667 Esas, Kütahya 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/467 Esas, 2013/538 Karar sayılı dosyasının onaylı suretlerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
13. Yapı ve Kredi Bnakası A.Ş. 07.03.2018 tarihli yazı ekinde sanığın suça konu 2.500,00 TL havale yapılan Yapı Kredi Bankasındaki hesabına ait 25.01.2010 tarihinden 25.11.2010 tarihine kadar hesap hareketleri gönderilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Bahse konu paranın sanığa ait hesaba gönderildiği vw hesabın sanığa ait olması nedeniyle üzerine atılı suçu işlediği, sanık anlatımı, katılan beyanı, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yazıları, hesap ekstresi, Yapıkredi Bankası yazısı kapsamından sabit, sanığın sübuta eren banka veya kredi kartlarının kötüye kulanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İnternet üzerinden kontör alışverişi yapan bir firmada çalışan sanığın, internet adresi üzerinden sattığı kontörlere karşılık hesabına para aktarıldığı yolundaki savunmasının aksini gösterir şekilde, cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, yüklenilen suçu işlediğinin sabit olmadığı ve iddianın şüphe boyutunda kaldığından bahisle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre kontör alışverişi yapan bir firmada çalışan sanığın, internet adresi üzerinden sattığı kontörlere karşılık hesabına para gönderildiği, internet üzerinden yapılan işlem sırasındaki IP numarasının sahte olduğu tespit edilen GSM hattına tahsis edilmesi ve Şanlıurfa ilinden işlemin gerçekleştiğinin belirlenmesi, sanığın çalıştığı işyeri sahibi …’in banka hesabında sorunlar olması nedeniyle kendi banka hesabının kullanıldığı, sadece … İletişim isimli firma yetkilisi …’dan bahse konu 2.500,00 TL havale geldiği ancak 2 gün sonra banka hesabının bloke edildiğini banka şubesine uğraması ile öğrendiği yönündeki savunması karşısında … ve … isimli şahısların beyanları alınarak, bağlantılarının araştırılması, sanığın suç tarihindeki HTS sinyal bilgilerinin ve kontör yüklenen ****9141 nolu hattın yükleme tarihinden bir ay öncesi ve sonrasına ilişkin iletişim tespiti ile listede bulunan kişiler tanık sıfatıyla dinlenerek hattı fiilen kullanan kişinin kimliği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.