Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/6986 E. 2023/8385 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6986
KARAR NO : 2023/8385
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/415 E., 2015/520 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2014 tarihli ve 2014/19789 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2014/415 Esas, 2015/520 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; kendisine verilen cezanın daha önce sabıkalı olması nedeniyle ön yargı ile ihdas edildiğine, çekin kendisine TMF Finansal Danışmanlık Şirketi tarafından verildiğine, başka çekler de aldığına ve o çeklerin orijinal olduğuna, çeki borçlu olduğu akrabası Turgay’a verdiğine, suç işleme kastının olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın keşide yeri bulunmayan, tamamen sahte olarak üretilmiş 28.000,00 TL tutarlı ikiz çeki ödeme aracı olarak borcu karşılığında temyiz kapsamı dışındaki sanık …’a verdiği, çekin bankaya ibrazı üzerine sahte olduğu tespit edilerek banka tarafından suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, suça konu çeki borcu nedeniyle Turgut’a verdiğini ancak Mehmet Ali Bayram’dan aldığını savunmuş ise de; bu kişinin kimlik ve adres bilgilerini veremediği gibi çeki aldığına dair belge de ibraz edememiştir.
3. Ekspertiz raporuna göre; çekin sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemesince sanığın savunmasına itibar edilmeyerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 780 inci maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, aslı adli emanete alınmış suça konu çekin dosya arasında bulunan fotokopisinden çekin keşide yerinin belirtilmediği bu nedenle çek vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin mahkemeye ait olduğu ve suça konu belge aslı üzerinde aldatma niteliği yönünden Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, çek aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma niteliği hususunda gözlem yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2014/415 Esas, 2015/520 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.