YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25510
KARAR NO : 2023/7638
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1217 E., 2019/811 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2012/326 Esas, 2012/752 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/2396 Esas, 2017/23967 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/1217 Esas, 2019/811 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemleri, suçsuz olduklarından beraatlerine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kendisine ait aracı satmak için internetten verdiği ilanı gören sanık …’ın katılan …’i arayıp kendisini …olarak tanıttığı ve katılanı …’ye çağırdığı, katılanın da yanında arkadaşı tanık K.U. ile birlikte …’ye geldiği, sanıkların olay tarihinden kısa bir süre önce kiraladıkları eve katılanı davet ettikleri, bu evde oturdukları izlenimi yaratarak katılana güven verdikleri, evde sanık … ve onun abisi olarak tanıttıkları…isimli dosyası tefrik edilen şüpheli şahıs ile aracın 24.000,000 TL’ye satılması konusunda anlaştıkları, akabinde notere gittikleri ve satışın sanık … adına yapıldığı, sanıkların satış bedelini evde vereceklerini söyledikleri, beraber eve giderken yolda sanık …’in evrak işleri olduğunu söyleyerek yanlarından ayrıldığı, diğer sanık … ile birlikte katılan ve tanığın eve geldikleri, sanık …’ın telefon görüşmeleri yapıyormuş gibi bir müddet oyaladıktan sonra ikram getiriyor bahanesiyle kapıyı kilitleyip kaçtığı, bu suretle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık …, katılanla kendisinin muhatap olduğunu, …ve…isimli kişilerin olmadığını, notere gitmeden satış bedelini katılana elden verdiğinden suçsuz olduğunu savunmuştur.
3. Sanık …, sanık …’in arkadaşı olduğunu, ancak taraflar arasındaki alışverişten haberi olmadığını savunmuştur.
4. Tanık K.U’nun, katılanın anlatımlarını doğruladığı, katılan ve tanığın sanıkları resimlerinden teşhis ettikleri, tanıklar Ş.B. ve C.T. sanıkların kiraladıkları evle ilgili, tanık N.Ş.’nin de noterde satış işlemiyle ilgili beyanlarda bulundukları görülmüştür.
5. Söz konusu araç satış işleminin … 2. Noterliği’nin 24/10/2011 tarihinde 7518 yevmiye sayılı işlem ile gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
6. Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
7. Mahkemece, tüm dosya kapsamı itibariyle sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdikleri kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 09.01.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 02.02.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilerek onama nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, mahkumiyet kararının dayanağını oluşturan dolandırıcılık suçunun uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu ve 232 nci maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/1217 Esas, 2019/811 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 inci bendinin çıkartılarak “1-Sanıklar … ve …’nın, katılan …’i olay tarihinde yaptıkları hile ve desiselerle olay tarihinde dolandırmak eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla, eylemlerine uyan TCK’nın 157/1. maddesi gereğince, sanıkların … ilinden gelerek …’de yaşıyorlarmış imajı vererek katılanı aldatma suretiyle dolandırma eyleminden dolayı, sanıkların kastının yoğunluğu, eylemin gerçekleştirme şekli , zarar miktarı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle AYRI AYRI 4 YIL HAPİS VE 1000 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA”, paragrafın eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.