YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19711
KARAR NO : 2023/26028
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/50 E., 2016/662 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yasalara aykırı bir biçimde hakkında cezaya hükmedildiği, cezasının ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında yapılan ihbar üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine gelmesi, yasal işlemler için karakola götürülmek istenen sanığın, güvenlik nedeniyle koluna giren bekçiye yönelik sarf ettiği “Bunun hesabını sana ödeteceğim.” biçimindeki tehdit içerikli sözü ile katılana yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hakkında işlem yapılmak üzere karakola götürülmek istenen sanığın, güvenlik nedeniyle koluna giren katılana yönelik sarf ettiği iddianameye konu tehdit içerikli sözleriyle atılı suçu işlediğinin, katılanın ifadesi, katılanın ifadesini doğrulayan tanık polis memurları … Y. ile … Ö.’nün beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla bu suçtan cezalandırılmasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, adli para cezasının ertelenmesinin mümkün olmaması, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden kesinleşmiş hapis cezasının bulunması karşısında sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca belirlenen 6 ay 20 gün hapis cezasının, günlüğü 20,00 TL’den seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi sırasında netice cezanın 4.000,00 TL yerine 4.800,00 TL olarak fazla hesaplanması, bu yönde uygulama yapılırken de ilgili kanun madde ve fıkralarının kararda eksik yazılması” hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği karardan “4.800,00 TL adli para cezası ve TCK’nın 50/a ile TCK’nın 52. maddeleri” ibareleri çıkarılıp, yerlerine “4.000,00 TL adli para cezası, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası” ibareleri yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.