YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19763
KARAR NO : 2023/26031
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/843 E., 2016/423 K.
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilirken mühür bozma suçundan, mühürleme olayını sanığın bildiğine ya da haberdar olduğuna ilişkin bir delil bulunmaması ve mühürleme tutanağında sanığın imzasının olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında mühür bozma suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
2. Sanığın temyiz istemi, yaz aylarında söz konusu binada kalması nedeniyle mühürleme işleminden haberdar olmadığına, eyleminin basit inşaat ve tadilat niteliğinde olduğuna, güneş ve yağmurdan korunmak için bu imalatların yapıldığı ile imar kirliliğine neden olma suçunu işlemediğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, yazlık olarak kullandığı binasında onaylı projesine aykırı ve kaçak olarak binanın arka cephesinde zemin katta betonarme karkası ve kabası tamamlanmış, binanın ön cephesinin birinci katında ise yan duvarları örülmüş, tavan döşemesinin kalıp ve demir donatısı tamamlanmış biçimde kapalı alanlar oluşturduğunun 14.01.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilip mühürlenme işleminin yapılmasından sonra inşaata devam edilerek sıva boyasının tamamlandığının 16.02.2015 tarihli mühür fekki tutanağından anlaşılması nedeniyle imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından açılan davada Mahkeme, imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı verirken, mühür bozma suçundan beraat kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hükümden sonra 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığın, aşamalardaki savunmasında, mühürleme işleminden haberdar olmadığı ve bu tarihte farklı şehirde bulunduğuna dair savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sanığın mühürlemeden haberi olup olmadığının tespiti bakımından; mühürleme tutanağını düzenleyen görevlilerin duruşmaya çağrılıp dinlenilerek, usulüne uygun mühürleme işleminin yapılıp yapılmadığı, mühürleme anında binada inşai faaliyet nedeniyle çalışanların olup olmadığı, çalışanların olması halinde bu kişilere bilgi verilip verilmediği tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile mühür bozma suçundan beraat kararı verilmesi,
3. Bir önceki fıkrada belirtilen bozma nedeni uyarınca yapılacak yargılama neticesinde, mühür bozma suçunun oluştuğunun kabul edilmesi halinde 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu’na 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, 14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasına eklenen ve seri muhakeme usulünün maddi ceza hukuku yönünü ilgilendiren “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin sanık aleyhine sonuç doğurması, bu bağlamda anılan Kanun’un yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar hakkında uygulanabilecek nitelikte bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde mühür bozma suçuna ilişkin olarak seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.