YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7343
KARAR NO : 2023/6451
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/191 E., 2015/84 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/191 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk …’nın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.12.2018 tarihli ve 14-2015/236914 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; dosyada mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; dosyada mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; “Dosya içeriği ve toplanan kanıtlara göre; suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmeyen ve hastane doğumlu olan mağdur … ile 12-15 yaş grubunda bulunan ve B.Çekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01/04/2014 tarihli raporuna nazaran, üzerine atılı suçlardan cinsel istismar suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği belirlenen, bu saptamanın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da içerdiği kabul edilen sanık …’nun, … İlköğretim Okulunda öğrenci ve arkadaş oldukları, olay günü sanıklar …, … … ile mağdur …’nun hep birlikte sanık …’in ikamet ettiği … Sitesindeki evlerine gittikleri, … ile önceden gönül ilişkisi bulunan tanık …’un da aynı yerde olup uyuduğu esnada, sanık …’nın ‘… ile cinsel ilişkiye gir hadi yap bir gün biriyle yapacaksın bu zevki … ile tat’ şeklinde teşvik edip, ayrıca toplu olarak sevişmeyi de önerip sanık …’nın kendiliğinden giysilerini de çıkarma girişiminde bulunduğu, ayrı bir odaya çekilen sanık … ile mağdur …’nun vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, eylem sonrasında mağdurenin sanıklardan …’ya ‘ben patladım’ diye açıklamada bulunduğu, sanık …’in de uyumakta olan arkadaşı tanık …’u kaldırıp ona ‘ben cinsel organımı …’nun cinsel organına soktum, kan gelmedi’ şeklinde ikrarda bulunduğu, ssç …’in de mağdurun kızlığının bozulup bozulmadığını kontrol etmesi için diğer sanık …’dan kontrol etmesini istemesi üzerine …’nın mağdureyi tuvalete götürüp onu çamaşır makinesine oturttuktan sonra oradaki bir tarakla vajinasını aralayarak baktığı, kanlı olması nedeniyle birşey göremediği,
Sanık … her ne kadar savunmasında; mağdur … ile cinsel ilişkiye girmediklerini, alkolün de etkisiyle ve sanık …’nın teşvikiyle mağdur … ile sevişmeye başladıklarını, mağdurda bir koku duyduğu için midesinin bulandığını, cinsel ilişkiye girmeden odayı terk ettiğini söylemiş ise de; tanık …’un hazırlık beyanında belirtmiş olduğu üzere sanık …’in kendisine cinsel organını …’nun cinsel organına soktuğunu, kan gelmediğini söylemesi hususu, mağdur …’nun adli raporunda vücuda organ ya da sair cisim sokulmasının tıbbi bulgularının bulunduğuna dair raporu, sanık … ile katılan … arasında facebok üzerinden yapılan ve sanık vekili tarafından dosyaya ibraz edilen görüşme içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; sanık … ile mağdurun vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğu, hatta ilişkiden sonra mağdurun kızlığının bozulup bozulmadığının sanık …’nın kontrol ettiği, bu durumdan sanık …’in de haberinin olduğu, sanık …’in 15 yaşından küçük mağdure ile rızası doğrultusunda vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmakla, TCK 103/1-a delaletiyle TCK 103/2, 31/2, 62/1 maddeleri gereğince neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cinsel amaçlı olarak mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla, TCK 109/1, 109/3-f, 109/5, 31/2, 62/1 maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Mağdur … ile …’ya yönelik cinsel istismara niyetli bulunan sanık …’in kendisiyle aynı yaş grubunda bulunan mağdure ile birlikte deneyimsiz ve etkilenmeye açık oldukları, mağdure …’nun sanık ile cinsel ilişki kurmada çekingen ve kararsız bir tutum sergilediği, üçünün birlikte bulundukları ortamda sanık …’nın, mağdur …’ya sanık ile cinsel ilişkiye girmesi hususunda yukarıda yer verilen teşvik edici sözleri sarf ettiği, hep birlikte grup seks yapmayı önerdiği, sanık …’nın, mağdure …’nun giysilerini kendi elleriyle çıkarıp soyması hep birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in mağdure …’ya yönelik Nitelikli Cinsel İstismar suçunu işlemesine yardım ettiği, her ne kadar sanık … ile mağdur …’yu bu suçu işlemeye azmettirdiği düşünülebilir ise de; azmettirme hükümlerinin uygulanabilmesi için belli bir suçu işleme hususunda henüz bir fikri olmayan bir kişinin başkası tarafından bu suçu işlemeye karar verdirilmesi gerektiği, somut olayda ise sanık … ve mağdur …’nun sevgili oldukları, her ikisinin de deneyimsiz olmaları sebebiyle cinsel ilişki kurmada çekingen bir tutum sergiledikleri, TCK 39/2-a maddesinde düzenlenen yardım etme eyleminde suç fikri bulunduğu halde kararsız olan kişinin kararsızlığını sona erdirmek biçiminde düzenleme bulunduğu, somut olayda da sanık …’nın eyleminin TCK 39/2 maddesinde belirtilen yardım etme niteliğinde olduğu, dolayısıyla sanık …’nın TCK 103/1-a delaletiyle 103/2, 39/1-2-a, 31/3, 62/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, sonuç olarak bulunan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının sabıkasız olan sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşması sebebiyle ertelenmesine karar verildiği anlaşılmış, tüm dosya kapsamı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan 18.03.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği gözetilerek zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/191 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli, 2014/191 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.