Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/10820 E. 2023/6634 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10820
KARAR NO : 2023/6634
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/986 E., 2023/963 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; hükümden önce 15 yaşını ikmal eden mağdurenin şikâyetçi olmadığı anlaşılmakla bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/359 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararı ile sanığın; nitelikli cinsel istismar suçundan 6545 ve 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/986 Esas, 2023/963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının esastan reddine, mağdure vekilinin hükmü istinaf etmek hakkı olmadığından istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İstinaf Başvurusunun Reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığına, alt sınırdan uzaklaşarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, hukuki dayanaktan yoksun gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme, “…Her ne kadar sanık hakkında mağdura yönelik olarak nitelikli istismar eylemini gerçekleştirdiği iddiasıyla dava açılmış ise de; mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında ÇİM’deki beyanının aksine sanığın kendisine yönelik olarak herhangi bir istismar eyleminde bulunmadığını beyan ederek önceki iddialarından dönmesi, olayların bir tanığının olmaması, mağdurun Çocuk İzlem Merkezindeki beyanlarında sanığın anal yoldan yaklaşık 10 kez cinsel ilişkiye girdiklerini, sanığın cinsel organını anal bölgesine soktuğunu beyan etmesine karşın, mağdurun alınan 11.04.2022 tarihli raporunda anal bölgesinde akut veya kronik herhangi bir bulgu tespit edilememesi dikkate alındığında sanığın mağdurun anal bölgesine cinsel organını sokmak değil sürtünmek şeklinde eylemde bulunduğu, mağdurun alınan iç beden muayene raporuna göre kızlık zarında eski vasıflı tam yırtık olduğu tespit edilmiş ise de, mağdurun mahkememizin iade kararı sonrası alınan ek beyanında vajinal bölgesindeki yırtığın küçük yaşta vajina bölgesini kaşıması sonrası parmağını sokmasıyla oluştuğunu beyan etmesi, mağdurun ÇİM’deki ilk beyanında da sanığın vajinal bölgesine yönelik herhangi bir eylemi olmadığını beyan etmesi birlikte dikkate alındığında mağdurun kızlık zarındaki yırtığın sanığın cinsel eylemi sonrası gerçekleştiğinin sabit olmadığı, dolayısıyla sanığın vajinal yoldan cinsel organ sokmak suretiyle mağdura nitelikli istismarda bulunduğu hususunun sabit olmadığı, yine her ne kadar mağdur ÇİM’de alınan ilk beyanında sanığın kendisine yönelik olarak cinsel organını ağzına sokmak suretiyle oral yoldan cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmiş ise de, mağdurun bu yöndeki beyanlarının aşamalarda istikrarlı olmaması, mağdurun ÇİM’deki ilk beyanını doğrular yan delil bulunmaması dikkate alınarak bu hususun da sabit olmadığı, her ne kadar mağdur soruşturma aşamasında ek beyan vererek ve yargılama aşamasında beyanda bulunarak sanığın kendisine yönelik herhangi bir cinsel eylemi olmadığını beyan etmiş ve bu hususu doğrular yan delillere de rastlanmamış ise de sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurundaki 09.04.2022 tarihli savunmasında mağduru dudağından öptüğünü, göğüslerini okşadığını, arkadan cinsel ilişki ve oral ilişki hariç ifadede geçen bütün eylemleri gerçekleştirdiğini, mağdurla anal ve oral yoldan cinsel ilişkiye girmediğini beyan ederek basit cinsel istismar yönünden eylemini ikrar ettiği, mağdurun ÇİM’deki ilk beyanındaki basit cinsel istismara yönelik iddialarının sanık ikrarıyla desteklendiği, bu sebeple mağdurun sonradan ek beyan ve kovuşturma aşamasındaki beyanıyla sanığın kendisine yönelik eylemde bulunmadığına dair beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlar olduğu mahkememizce kabul edilerek mağdurun sonraki beyanlarına itibar edilmemiş, sanık ikrarıyla desteklenen ÇİM’deki ilk beyanının basit cinsel istismar yönüyle ve mahkememizce eylem kabul edilerek sanığın mağdura yönelik olarak mağdurun geçersiz rızasına dayalı olarak dudağını öpmek, göğüslerini okşamak, anal ve vajinal bölgelerini okşamak, anal bölgesine sürtünmek, vajinal bölgesini öpmek şeklinde birden çok kez basit cinsel istismar suçunu işletiği mahkememizce kabul edilmiş, sanığın bir kısım eylemler yönünden eyleminin ani ve kesik mahiyette olmadığı, sarkıntılık düzeyini aştığı mahkememizce kabul edilmiş…” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi; “…Sanık hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden,…” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Hükümden önce 15 yaşını dolduran mağdurenin şikâyetçi olmadığı anlaşılmakla bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/986 Esas, 2023/963 Karar sayılı kararında mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2023/986 Esas, 2023/963 Karar, sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.10.2023 tarihinde karar verildi.