Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/30187 E. 2013/4824 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/30187
KARAR NO : 2013/4824
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :… MAHKEMESİ

DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin … sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek 4857 sayılı … Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacı işçinin … sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, 4857 sayılı … Kanunu’nun 18-21. Maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve davacı işçinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, … sözleşmesinin işletmenin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenlerle tüm yasal hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini, davalı bankanın Teknoloji ve Hizmet Grubu biriminin kapatılmasına karar verilmesi üzerine, davacı işçi ile birlikte birime bağlı çalışan tüm işçilerin yasal hakları ödenmek suretiyle … sözleşmelerine son verildiğini, yeni yönetim politikası gereği kadroda daralmaya gidildiğini ve yeni organizasyon sebebiyle … gücü fazlalığı doğduğunu, davalı bankanın aldığı işletmesel kararların sonucunda işgücü fazlalığı doğduğunu, feshin son çare olması ilkesi kapsamında davacı işçi ile … ilişkisinin sonlandırıldığını ve sonrasında yerine başka bir işçi alınmadığını, yapılan feshin geçerli nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, her ne kadar 29.09.2011 tarihinde taraflar arasında Sulh sözleşmesi akdedildiği belirlenmiş ise de 28.09.2011 tarihinde işveren tarafından fesih bildiriminden hemen sonra artık tarafların irade uyuşması ile sözleşme imzalamalarının işveren feshini ortadan kaldırmayacağı, … sözleşmesinin işveren tarafından alınan yönetimsel karar neticesinde bir takım organizasyonel değişiklikler yapılarak bir çok personelin işten çıkartılmasına karar verildiği, davacı işçinin işten ayrılmak arzusu veya niyetinde olduğuna ilişkin bir bilgi veya delil bulunmadığı, davacıya teklif edilen ve zaten hak ederek işçiye ödenecek olan ücret, yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı yanında işbu sözleşme kapsamında 4 aylık ücretine denk gelen brüt ücretinin ödenmesinin işçinin kıdemi, tecrübesi bir daha … bulabilme ihtimali değerlendirildiğinde makul yarar olarak da değerlendirilmeyeceği, sulh sözleşmesinin davacı tarafından iradi olarak imzalanmadığı kabul edilerek, davacı işçinin … sözleşmesini 4857 sayılı … Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca işletmesel gereklerden kaynaklanan nedenlerle feshettiği, ancak fesih işleminde tutarlı olmadığı gibi feshin son çare olma özelliğinin de ihlal edildiği bu itibarla feshin geçersiz olarak yapıldığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine, keşif ve bilirkişi giderleri dahil, tüm giderlerin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4857 sayılı … Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız). Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı(tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı(keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Yargılama harç ve giderleri, HUMK.’un 417. maddesi uyarınca kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Bu durumda yapan taraf haklı ise yaptığı gider karşı tarafa yükletilmeli, haksız ise yapılan yargılama gideri üzerinde bırakılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, … sözleşmesinin davalı işveren yeniden yapılanma ve bölüm kapanması sonrası kadro iptali nedeni ile … sözleşmesinin feshinde, işverenin davacının istihdam fazlası olduğunu, bu işletmesel kararı tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmazlığını kanıtlayamadığı anlaşıldığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesi yerindedir.
Ancak dosya içeriğine göre keşif gideri ve bilirkişi ücreti olan 523.80 TL’nin davalı tarafından yatırıldığı, bu giderin davanın sonucuna göre davalı üzerinde bırakılması gerektiği halde, davacı yapmış gibi tekrar davalıdan bu miktarın tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı … Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının keşif gideri ve vekalet ücreti dışında yapmış olduğu 70.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,- TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 11.02.2013