YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3290
KARAR NO : 2023/7279
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1165 Esas, 2022/481 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/552 E., 2020/100 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 2013 yılı 11. ayında 075088 ve 075089 seri numaralı 2 adet fatura ile davacıya toplam 100.224,00 TL bedelli malzeme gönderildiğini, bu malzemeleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) satmak isteyen davacının SGK’nın malzemelere ilişkin alım fiyatlarını düşürdüğünü ve malzemelerin ticari pazarlanma şansı olmadığını öğrendiğini, bu arada malzeme bedeli ve olası alımlar sebebiyle davacının davalıya toplam 119.874,00 TL ödeme yaptığını, davalının malzemeleri teslim alacağını, kendisine süre tanınmasını, parayı temin edince ödeme yapıp malzemeleri teslim alacağını söyleyerek davacıyı 2 ay kadar oyaladığını, davalının en son malzemelerin kendisine geri gönderilmesini talep ettiğini, davacının 18.10.2014 tarihli 100.224,00 TL iade faturasını keserek malzemeleri ve faturayı davalıya gönderdiğini, gönderilen fatura ve teslim irsaliyesinin davalının üretim müdürü … … imzasına 21.10.2014 tarihinde teslim edildiğini, davacıya bu alacağına karşılık … malzemeler alması teklifi yapıldığını, ancak davacının malzeme ihtiyacı olmadığını söyleyerek parasını istediğini, davalının ise para olarak ödemeye yanaşmadığını, davacının, faturalı alacak 100.224,00 TL ve cari hesaptan bakiye alacağı 19.650,00 TL’nin tahsili için Malatya 8. İcra Müdürlüğünün 2015/17028 E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek icra dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi olan 16.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte 119.874,00.TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin halen derdest olduğunu, bu aşamada alacağa ilişkin dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali davası açılabileceğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ürünlerin teslim edilmediğini, teslim … kısmında üretim müdürü … …’un imzasının yer aldığını, bu imzanın sonradan sahte olarak atıldığını, davalının kargo ile iade ettiği ürünlerin sadece boş konteyner ve el aletleri olduğunu, … … tarafından atılan imzanın bu kişinin şirketten ayrılmasından sonra atılmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve mahkemece benimsenen 03.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu malzemelerin davalı tarafa iade edildiğinin ispatlanamadığı, davacı tarafça 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, gizli ayıp olduğunun iddia edilmediği, böyle bir durum söz konusu olsa dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi gereğince ayıbı “hemen bildirme” yükümlülüğünü de yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu malzemelerin davalıya kargo ile iade edildiğini, davacı şirket çalışanı … … tarafından 21.10.2014 tarihinde kargonun teslim alındığını, ayrıca irsaliyenin şirketin üretim müdürü … … tarafından 21.10.2014 tarihinde imzalandığının dosyada mevcut belgelerle … olduğunu, bilirkişi … … tarafından taraf kayıtları ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile de … olduğunu, satıma konu ürünün 2 ana parçadan oluştuğunu, iade faturasında yazılı malzemeler ve çakma çıkartma setleri olduğunu, davalının çakma çıkartma setlerini teslim etmediğini, yani hiç bir zaman ürünün kullanılabilir, pazarlanabilir bir şekilde davacıya tam teslim edilmediğini, ürününün kullanılabilmesi için tamamının bulunması zorunlu olduğunu, mahkemenin kararına gerekçe yaptığı bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından 12.11.2013 tarih 075089 ve 075088 no’lu faturalarla davacıya satılan ürünlerle ilgili davacı tarafından 18.10.2014 tarihli 093171 sayılı iade faturası ve aynı tarihli 047752 sayılı sevk irsaliyesi düzenlendiği, sevk irsaliyesinin davalı şirketin üretim müdürü … … tarafından imzalandığı, sevk irsaliyesinde ürünlerin kargo aracılığıyla sevk edildiğinin belirtildiği, aynı tarihte davacı şirket tarafından davalıya Yurtiçi Kargo aracılığı ile içeriği belirtilmeden 25 kg/desi ağırlığında koli gönderildiği ve gönderilen kolinin 21.10.2014 tarihinde davalı şirket çalışanı … …’a teslim edildiği, davacı tarafça kargo gönderildiği esnada koli içeriği belirtilmemişse de aynı tarihli sevk irsaliyesinin davalı şirket üretim müdürü tarafından imzalanmış olduğu dikkate alındığında sevk irsaliyesinde belirtilen ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, her ne kadar davalı taraf, sevk irsaliyesinin şirketten sorunlu ayrılan üretim müdürü tarafından sonradan imzalandığını savunmakta ise de bu savunmasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı, davacı tarafça iade edilen ürün davalı tarafça ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığından artık davalının, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik savunmada bulunmasının mümkün olmadığı, ayrıca davalının 02.10.2017 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile davacının davalı şirketten 19.650,00 TL cari hesap alacağı olduğunu kabul ettiği, Mahkemece tüm bu hususlar dikkate alınarak davacının davasını ispatladığı, davalının aynı alacağa ilişkin olarak başlatılan icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne 119.874,00 TL’nin 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça ilk olarak icra dosyası ile davalıya gönderdiği ödeme emri ekinde yer … sevk irsaliyesi fotokopisinin teslim … kısmının boş olduğunun çok net olarak görüldüğü, işbu alacak davası ile sonradan sunulan sevk irsaliyesi belgesinde ise “imalat müdürü … …- imza” olduğunun görüldüğü, davacı tarafın ticari defterlerinin kapanış tasdikleri olmadığından davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, davalı şirketin 18.10.2014 tarihinde kesmiş olduğunu iddia ettiği iade faturası ve malzemelerin davalı şirkete gelmediğini, belirtilen kargoda sadece boş konteynırlar ve el aletlerinin bulunduğu, hesap bilirkişisi … …’ın gerek … gerekse ek raporunda, Yurtiçi kargo faturasının … …’a teslim edildiği kargo cinsi 25,00 Kg / koli olduğu, koli içerisinde belirtilen ürünlerin içeriği bilinmediğinden alınan ürünlerin iadesi olup olmadığı tespit edilemediğini belirttiği, teslim irsaliyesinde davalı şirketin kaşesinin bulunmadığı … … isimli personelin 2015 yılı 2 nci ayında davalı şirketten sıkıntılı bir şekilde ayrıldığı, irsaliyeyi şirketten ayrıldıktan sonra imzalamış olduğu, sonradan tamamlatıldığı anlaşılan sevk irsaliyesindeki imzanın işçi … …’a ait olup olmadığı dahi belirsiz olduğunu, davacının satılan malı kabul ettiği, SGK tarafından fiyat düşürülmesine ilişkin bir delil getirilemediği gibi, söz konusu ürünlerin … piyasa ürünleri olup satışa mani bir halin de söz konusu olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 ve 371 … maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.