Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3701 E. 2023/7659 K. 25.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3701
KARAR NO : 2023/7659
KARAR TARİHİ : 25.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2211 Esas, 2022/439 Karar
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/110 E., 2019/128 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu, müvekkilinin 35. sınıf dahil olmak üzere “BİZİM” ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, Türkiye’de tanınmış marka hale geldiğini, davalının “BİZİM BAKKAL” ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle “BİZİM BAKKAL” ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı … Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 sayılı dosyaları ile açılan davaların müvekkili lehine sonuçlanarak derecattan geçerek kesinleşip 2016 yılında infaz edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen “BİZİM” markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek ileri sürerek, davalının “BİZİM BAKKAL” ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden … başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının marka tecavüzü ve haksız rekabet olduğunun tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,ilgili ürünlerin imhasına, kararın ilanına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kullandıkları tabelada “BİZİM” ibaresinin yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalılara ait bakkal dükkanında “BİZİM BAKKAL 35” ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, davacı vekilinin sunduğu davalıların marka kullanımına ilişkin fotoğraf incelendiğinde, davacıya ait “BİZİM” ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, davalının sunduğu fotoğrafın da davacının sunduğu fotoğraftaki tabelaya ait olduğu, “BİZİM” ibaresinin yer aldığı kısmın boyanarak kapatıldığının açıkça görüldüğü, davalının iş yerinde yapılan keşifte çekilen fotoğraflardan da tabeladaki “BİZİM” ibaresinin üzerinin boyandığının belli olduğu, ayrıca iş yerindeki poşet ve tanıtım ilanında “BİZİM” ibaresinin kullanıldığının tespit edildiği, bu kullanımlarda “İ” harfleri yerine horon oynayan insan figürü koyulmuşsa da, davacının markaları ile işitsel, anlamsal ve görsel benzerliğin yüksek olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan “BİZİM” ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalılar tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay’dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret ünvanında “BİZİM” ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden ticaret ünvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı … markasını kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine” şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü B Z M ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından “.. keşif sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığını, davalı işletme içerisinde bulunan plastik poşet ve ürün fiyat broşürü üzerinde “B Z M BAKKAL” ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının..” tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve … değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, “BİZİM BAKKAL” şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli “BİZİM” esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, “BİZİM” ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağını, BİZİM markasının davacının tanınmış markası olmadığı gibi müvekkilin kullanımının da sadece plastik poşetler üzerinde ve tanıtım evrakında “B Z M BAKKAL” şeklinde olup “İ” harflerinin yerinde dans eden insan figürleri bulunduğundan, “BİZİM” ibaresi … başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, “BİZİM” ibaresinin … başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silme görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığı, işletme içerisinden bulunan ürün fiyat broşüründe ve naylon poşet üzerinde “B Z M BAKKAL” ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan, dava tarihinde davalı tarafça tabelada “BİZİM BAKKAL” ibaresinin kullandığı anlaşılıyorsa da daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markası, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığından markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti kararının yerinde olduğu, bilirkişi raporunda BİZİM ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı gibi davalı vekilinin istinaf dilekçesindeki aynı yönde istinaf sebepleri ve naylon poşet ile ürün fiyat broşürlerindeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının da markasal kullanıma farklılık katmadığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi göz önüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu ancak davalının kullanımının bulunduğu, naylon poşet ve ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenmesi ve broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref’ine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında naylon poşet ve reklam broşür gibi tanıtım evrakları dışında kullanım bulunmadığı halde, afiş, fatura vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının ünvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının dava tarihinden önce tabelasında BİZİM ibaresini BİZİM BAKKAL şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan BİZİM ibaresini kaldırdığı anlaşıldığından tabelada kullanıma yönelik ref talebi dava konusuz kaldığından, bu kısma yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait “BİZİM” esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan “BİZİM” ibaresini işyeri tabelası, naylon poşet ve ürün fiyat broşürlerinde kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan “BİZİM” ibaresinin naylon poşetler ile ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenerek, naylon poşet ve broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref’ine, hüküm özetinin ilanına, davalının işyeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref’ talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının ticaret ünvanında “BİZİM” ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının kendi tanınmış markası olduğunu iddia ettiği “BİZİM” markası dava dışı şirkete ait olduğundan, davacının davayı açmakta menfaatinin olmadığını, dava dilekçesinde davacı taleplerinin “BİZİM” değil “BİZİM BAKKAL” ibaresine yönelik olduğunu, ancak değerledirmenin “BİZİM” ibaresi üzerinden yapıldığını, davacının dava tarihinden 6 ay – 1 yıl öncesine dayanan fotoğrafları dava açarken kullandığını, dava tarihi itibarı ile yaptırılmış bir tespit olmadığını, tabelalardaki “BİZİM” ibaresinin dava tarihinden önce yok edildiğini, dava açıldığı tarihte müvekkilinin tabelalarda veya iltibas yaratacak şekilde “BİZİM” markasını kullandığına dair hiçbir delil olmadığını, dava tarihi itibarı ile tabelada ve ürünlerde “BİZİM” ibaresinin … başına kullanılmamış olduğunu, davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerledirme yapılması gerektiğini, davacının iddiasını, davaya açmaya yakın makul süredeki delillerle ispat etmesi gerektiğini, BİZİM markası davacının tanınmış markası olmadığı gibi, müvekkilinin kullanımının sadece plastik poşetler üzerinde “B Z M BAKKAL” şeklinde olup “İ” harflerinin yerinde dans eden insan figürleri bulunduğunu, “BİZİM” ibaresinin … başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkili tarafından “BİZİM” ibaresinin iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığını, müvekkilinin kullanımı “BİZİM BAKKAL” şeklinde olsaydı dahi tüketiciler bunu iyelik eki olarak algılayacaklarından markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığının bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak tespit edildiğini, BİZİM ibaresinin zayıf marka olduğunu, müvekkilinin B Z M BAKKAL “İ” harflerinin yerine horon oynayan insan figürleri) ibaresini yalnızca plastik poşetler üzerinde kullandığını, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan markanın, coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratamayacağını, Trabzon Büyük Şehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu, buna karşın yüzlerce Bakkal bulunduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin davacı şirketin varlığından bile haberdar değilken karıştırma ihtimalinin olamayacağını, böylesi araştırmalar yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı markasını ihtiva eden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile buna yönelik fiillerin men’i, ref,i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ibarenin ticaret unvanından terkini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi,

3. 6102 sayılı Kanun’un 55 … maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.