YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23132
KARAR NO : 2023/7512
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/807 E., 2020/1093 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlemesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 15.03.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 10.04.2012 tarihinde kesinleştiği, akabinde sanığın 01.03.2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle sanık
hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2015 tarihli ve 2015/158 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği neticeten 2 yıl hapis ve 16.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/34060 Esas, 2020/1537 Karar sayılı ilâmıyla; denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi durumunda, önceden verilen açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken verilen adli para cezasının 24 eşit taksit ile tahsiline karar verilmesi, adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında fazla ceza tayini, suçun sübutu ve nitelendirilmesi açısından etkisi olmadığı halde keşif yapılarak sebep olmadığı keşif giderinin sanığa yükletilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/807 Esas, 2020/1093 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği neticeten 2 yıl hapis ve 16.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, adli para cezasında teşdit uygulanmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine, 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin uygulanmamasına ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın annesi üzerine kayıtlı olan ancak kendisinin çalıştırdığı … Temizlik isimli … yerinde … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/692 Değişik … sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 8 paket kaçak sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında atılı suçu kabul etmemiştir. Bozma sonrası ise kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ve ayrıca kamu zararını ödediği belirlenmiştir.
3.Ele geçen kaçak sigaralara yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hükmün açıklanmasına esas alınan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/114 Esas, 2014/459 Karar sayılı ilâmına konu, denetim süresinde işlenen suçun 5607 sayılı Kanun’a
muhalefet suçu olduğu, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un beşinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/114 Esas, 2014/459 Karar sayılı dosyasında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı, uyarlama yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmediği araştırılarak, neticesine göre 15.03.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası denetim süresinde suç işlenip işlenmediğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin ”pek hafif” olduğu ve sanığın kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödediği dosya kapsamından anlaşılmakla;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek, hüküm tarihinde yürürlükte olan 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun’lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken, yerel mahkemenin bozma ilamı sonrası sanık hakkında kurulan 15.03.2012 tarihli hükmü yeniden açıklaması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında fazla adlî para cezası tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Sanığa verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/807 Esas, 2020/1093 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.