YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8659
KARAR NO : 2023/6922
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/251 E., 2015/135 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/135 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.03.2019 tarihli ve 14-2015/317865 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; mağdurenin beyanları dışında dosya kapsamında mağdurenin beyanlarını destekleyen delil olmadığına, video ve ses kaydının eylemlerin gerçekleştiğini göstermediğine, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, sanığa iftira atıldığına, kurgu yapıldığına, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, olmadığı takdirde eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin yeni taşınmış oldukları evlerinin yakınında bulunan mahalle marketini işleten sanığın bakkalına küçük el not defteri almak için gittiği, bir not defteri alarak sanığa 1 TL verdiği, parasının üzeri olan 25 kuruş ile bir adet kek almak istediğini ifade edip, 25 kuruşunu sanığa verdiği, sanığın, yaşı küçük çocuğun satın alacağı keklerin önünde durduğu, mağdurenin sanığın keklerin önünden çekilmesini, kek alacağını söylemesine rağmen sanığın yaşı küçük mağdureye “Gel bir kere seni öpeyim” dediği, yaşı küçük mağdurenin rafta bulunan keklerden bir tane almak için eğildiği sırada sanığın da eğilerek mağdurenin dudağından öptüğü, daha sonra bir eliyle mağdureye sarılarak tekrar mağdureyi dudağından öperken bir eliyle de mağdurenin göğüslerini okşadığı, mağdureye “Her gün seni böyle çiçek gibi göreceğim, buraya geleceksin, her gün iç çamaşırına bakacağım” dediği, yaşı küçük mağdurenin ağlamaklı olduğu, çok korktuğu, elinin ayağının titrediği, sanığa “Beni bırak annem merak eder, ben eve gidiyorum” dediği, bunun üzerine sanığın mağdureyi bıraktığı, mağdurenin market kapısından çıktığı sırada mağdureye “Öpüşmeyi seviyor musun” dediği, mağdurenin de “Yok” şeklinde cevap verip koşarak evine gittiği, mağdurenin üvey annesi …’ün yaşı küçük mağdurenin durumundan şüphelenerek mağdureye ne olduğunu sorduğu, ancak mağdurenin annesinden utanarak yaşadıklarını ve başından geçenleri anlatmak istemediği, bir süre sonra annesini odasına çağırarak durumu annesine anlattığı, annesinin yaşı küçük mağdureye “Bu adam bu işi yapmaz” diyerek ilk başta inanmak istemediği, durumu anlayabilmek için mağdurenin cebine ses kaydı yapan iki adet cep telefonu koyarak mağdureyi tekrar markete gönderdikleri, sanığın mağdureye ne almak istediğini sorduğu, mağdurenin öylesine gezinip bakındığını söylediği, mağdurenin pantolonun fermuarının bozuk olduğunu söyleyerek fermuarı yukarıya doğru çekmeye çalıştığı ancak çekemediği, mağdureye “Gel seni bir öpeyim” dediği, ancak mağdurenin buna izin vermediği, mağdurenin almış olduğu çikolatayı bırakarak bileklik almak istediğini söylediği, bilekliği alıp parasını ödeyerek markette çıktığı sırada sanığın mağdureye “Hani kimse yokkenki benim öpücüğüm” dediği, ayrıca sanığın mağdurenin kendisine ait marketine geldiğinde “Dertlerini sıkıntılarını kimseye anlatmıyorsun, sıkıntın olduğundan bana geliyorsun, annene babanı söylemiyorsun, konuştuklarımızı kimseye anlatmıyorsun, bir sıkıntın olunca benimle paylaşıyorsun” şeklinde sözlerle mağdureyi tembihlediği, katılanın intikali gerçekleştirdiği kabul edilen olayda, dosya kapsamında bulunan deliller;
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları,
Sanığın aşamalarda alınan ikrar içeren savunmaları,
Katılan ifadeleri,
Tanık anlatımları,
Mağdure ve sanık hakkında gerçekleşen konuşmaları içerir ses kaydı,
Güvenlik kamera kaydı görüntülerinden ibarettir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde; her ne kadar güvenlik kamera kaydı görüntülerine ilişkin delil hükme esas alınmış ise de, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri üzerine ele geçen ve görüntüleri hükme esas alınan kamera kayıt cihazı hakkındaki el koyma işleminin 5271 sayılı Kanun’un 127 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulduğuna dair dosyada karar bulunmaması karşısında iş bu delilin hukuka aykırı delil olduğu kabul edilip, dosyadaki diğer deliller kapsamında değerlendirme yapılarak gereği görüşüldü:
Olayın intikal şekli ile zamanı, mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, katılan ifadeleri, tanık anlatımları, mağdure ve sanık arasında geçen konuşmaları içerir ses kaydı, sanığın aşamalardaki ikrar içeren savunmaları nazara alındığında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının eleştiri haricinde dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Tebliğnamede bozma isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/135 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.