Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15938 E. 2023/7750 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15938
KARAR NO : 2023/7750
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/91 E., 2016/105 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Kayden 06.09.2000 doğumlu olan ve beyanının alındığı 15.03.2016 günlü duruşmada onbeş yaşını tamamlamış olan mağdurenin suça sürüklenen çocuktan (SSÇ) şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmış olup, bu itibarla mağdure vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

SSÇ hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/91 Esas, 2016/105 Karar ile SSÇ hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, eksik araştırma ile karar verildiğine, mağdurenin beyanlarının çeşitli gerekçelerle görmezden gelinerek karar verildiğine yönelik olduğu görülmüştür.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, mağdurenin iftirada bulunmasını gerektirecek neden bulunmadığına,suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 25.02.2015 tarihli ve 2015/8009 esas numaralı iddianemesiyle; SSÇ’nin mağdurenin üvey ağabeyi olduğu, yaz ayında bir gece salonda kız kardeşi ile uyurken SSÇ’nin gelip kendisini yatağından aldığı, yatak odasına götürdüğü, yatağa yatırıp üzerinde bulunan kısa tişörtünü ve yeleğini yarısına kadar çıkardığı, tişörtünün altından göğüslerini tuttuğu, canını acıttığı, kendisini ters çevirerek kıyafetleri üzerinde olduğu halde poposuna dokunduğu, aralarında boğuşma başladığı, SSÇ’nin bacaklarını ve karnını cimciklediği, dışarıdan bir ses duyması üzerine kendisini bıraktığı, bunu fırsat bilerek odadan kaçtığı daha sonra yanına gelerek bu olayı annesine söylediği taktirde ”Senide beni de öldürürler, sana mı inanacaklar bana mı inanacaklar” dediği şeklindeki anlatımla SSÇ hakkında çocuğun cinsel istismar suçundan kamu davası açıldığı görülmüştür.

2. Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde;mağdurenin kendisinden çocuk sahibi olduğu …’ın evinde ihbar neticesinde bulunmuş olması, bu olaya ilişkin beyanının alındığı sırada SSÇ ile ilgili cinsel istismar iddiasında bulunmuş olması, cinsel istismar ile ilgili şikayetinin olayın vuku bulmasından uzun bir müddet sonra yapılmış olması, … … …’ ile yaşamaya devam etmesi nazara alındığında aradan geçen zaman zarfında SSÇ’nin kendisine karşı baskı yaptığına dair veya yapma imkanının olduğuna dair dosyaya yansıyan bir husus olmamasına, mağdurenin beyanına göre 08.02.2015 tarihli tutanak içeriğinden de anlaşılacağı üzere … ile yaşadığı ve bu kişiden de mahkememizdeki beyanına göre 8 aylık bir çocuğunun olması hususları nazara alındığında cinsel istismara yönelik olarak yukarıda açıklanan hususlar ile birlikte Yargıtayın çeşitli kararlarında belirtildiği üzere Mahkemece mağdure iddiasının durumunu (… ile yaşaması ve bu kişiden de 8 aylık bir çocuğunun olması v.s.) çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklı olduğu kanaatine varılmış olması, mağdurenin olayı uzun süre açığa çıkarmamış olması, bu hususun Mahkemece haklı bir nedene dayanmadığı yönündeki kanaati kapsamında SSÇ’nin aksi ispat edilemeyen, dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına da uygun olan savunmalarına itibar edilmiş, mağdurenin dosya kapsamına uygun düşmeyen SSÇ’ye yönelik iddialarına Mahkemece itibar edilmemiş olup, suça sürüklenen çucuğun üzerine yüklenen suçu işlediğine dair bu suçtan mahkumiyetine yeter derecede vicdani kanaat oluşturacak her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyip SSÇ’ye yüklenen suçun bu nedenle sübut bulmadığı değerlendirmesiyle SSÇ hakkında beraatine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 06.09.2000 doğumlu olan ve beyanının alındığı 15.03.2016 günlü duruşmada onbeş yaşını tamamlamış olan mağdurenin suça sürüklenen çocuktan (SSÇ) şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmış olup, bu itibarla mağdure vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, SSÇ hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/91 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.