Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/9100 E. 2023/8507 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9100
KARAR NO : 2023/8507
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/253 E., 2023/717 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi (ek karar)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında bozma üzerine verilen asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği görüşüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/336 Esas, 2019/405 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci cümlesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/52 Esas, 2020/696 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı ile SSÇ müdafiinin istinaf başvurularının;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/52 Esas, 2020/696 Karar sayılı kararının katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekili ile SSÇ müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/17502 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk müdafisi ve katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince esastan reddiyle hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

4. Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/17502 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.05.2022 gün ve 14-2020/93027 sayılı itiraznamesi ile itiraz etmesi üzerine ile Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/7977 Esas, 2022/8927 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulüyle Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/17502 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararının kaldırılması ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 27.02.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda atılı suçlar yönünden işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu durumunun 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilen suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24.08.2020 günlü raporunda ise aynı sayılı kanunun 32. maddesinden istifade edemeyeceğinin bildirilmesi karşısında, tam bir vicdani kanaatin oluşması ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından suça sürüklenen çocuğun tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilerek gözlem altına alınıp, muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/253 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) SSÇ müdafiinin temyiz isteminin, 23.05.2023 tarihli ek kararı ile de reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekili Temyiz Sebebi
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin, temel cezanın alt sınırdan başlanılmasını, sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına yönelik olduğu görülmüştür.

B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz Sebebi
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin, temel cezanın alt sınırdan hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına, şartları oluştuğu halde 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, lehe vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.

C. SSÇ Müdafiinin Temyiz Sebebi
SSÇ müdafiinin temyiz isteminin, temyize ilişkin süre tutum dilekçesi sonrası SSÇ tarafından dosyaya sunulan dilekçelerdeki SSÇ beyanlarının temyiz isteminden feragat olmadığına yalnız hürriyetine kavuşmak talebi taşıdığına, SSÇ hakkında tutukluluğun devamına kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mağdur ile SSÇ’nin aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıştıkları, olaydan bir gün önce olan 28.06.2019 tarihinde SSÇ ile mağdurun … Cami’nin tuvaletine gittikleri, burada SSÇ’nin penisini mağdurun poposuna sürttüğü ancak girmediği, ondan sonra tuvaletten çıktıkları, olay günü de ilişkiye girmek için yine aynı tuvalete gittikleri, burada SSÇ’nin mağdurun pantolonunu sıyırarak penisini mağdurun poposuna soktuğu, cami tuvaletinde yapmış oldukları konuşmayı duyan vatandaşların araması üzerine olay mahalline kolluk görevlilerinin geldiği, tuvaletin yapılan kontrolünde içeriden yabancı olduğu SSÇ’nin cevap verdiği ancak ısrarla tuvaletten çıkmadığı, içeriden mağdurun ağlama sesinin de geldiği tespit edilerek kapının ısrarla çalınması üzerine içeriden SSÇ’nin çıktığı ve kaçmaya çalıştığı, kolluk kuvvetlerince yakalandığı, kapının arkasında ise mağdurun görüldüğü şeklinde kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Hafif düzeyde zeka geriliği bulunan mağdurun suç tarihinde 13 yaşının içinde bulunduğu, SSÇ ‘nin … Unlu Mamülleri isimli işyerinde çalıştığı, mağdurun da zaman zaman bu işyerine gidip gelmesi nedeniyle mağdur ile SSÇ’nin tanıştıkları, 28.06.2019 tarihinde SSÇ.’nin mağduru oynamak bahanesiyle çağırdığı ve bu şekilde kandırmak suretiyle … Camiine gütürdüğü, burada tuvaletinin geldiğini söyleyerek mağdurla birlikte camiinin tuvaletine indiği ve birlikte girdikleri tuvalet kabininde mağdurun ve kendisinin alt kıyafetlerini çıkarttıktan sonra cebir veya tehdit bulunmaksızın cinsel organını mağdura anal yoldan sürttüğü ve sokmaya çalıştığı, ancak bir süre sonra bundan vazgeçerek harici ciddi bir engel neden olmaksızın eylemini tamamlamadığı ve mağdura yönelik bahse konu bu ilk eyleminin basit düzeyde kaldığı, sonrasında birlikte oradan çıkıp ayrıldıkları, SSÇ’nin ertesi gün de mağduru yine oyun oynayacaklarını söyleyip kandırmak suretiyle aynı caminin tuvaletine götürdüğü ve yine cebir veya tehdit bulunmaksızın tuvalet kabinin içinde her ikisinin alt kıyafet ve çamaşırlarını aşağı indirdiği, mağdura korkmaması, sadece başının gireceği, birşey olmayacağı yönünde telkinlerde bulunduktan sonra cinsel organını mağdura anal yoldan soktuğu, canı acıyan mağdurun bağırdığı, bu konuşmaları o sırada eline yıkamakta olan tanık …’ın duyduğu, 155’i arayarak kolluk kuvvetlerini durumdan haberdar ettiği, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin mağdur ve SSÇ’yi kabin içinden çıkardıkları şeklinde kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. SSÇ Müdafiinin Ek Karara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sırasında on sekiz yaşını ikmal ettiği ve tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığı ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne 12/05/2023 ve 18/05/2023 tarihli dilekçe gönderdiği, dilekçelerinin içeriklerinin temyizden feragate yönelik olduğu anlaşılmakla kurulan hükümde (ek kararda) hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/7977 Esas, 2022/8927 Karar sayılı bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kalkması sonucunda bu hükme bağlı olan İlk Derece Mahkemesi kararının da tamamen ortadan kalktığı gözetilerek atılı suçlar yönünden SSÇ hakkında yeniden bir hüküm kurulması gerekirken, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 18.09.2019 tarih, 2019/336 esas ve 2019/405 karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 18.09.2019 tarih, 2019/336 Esas ve 2019/405 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilerek SSÇ’nin yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. SSÇ Müdafiinin Ek Karara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/253 Esas, 2023/717 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Katılan Mağdure Vekili ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/253 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname ’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.