YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2656
KARAR NO : 2023/6416
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/407 Değişik İş – 2021/407 Karar
SAYISI : İHK-2021/15163
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine
SAYISI : K-2021/29203
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı itirazının reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.09.2005 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı … şirketince Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL sürekli maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.03.2021 tarihinde talebini 64.395,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ferdi kaza sigortasına yönelik talebin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hangi sigorta poliçesinden ne miktar talep edildiği belirtilmeden 5.000 TL talep edildiğinden bu talebin açıklattırılması gerektiğini, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasına yönelik taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu sigorta poliçesi yönünden uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, koltuk ferdi kaza sigortasında teminat limiti 50.000 TL olup, bunun hesabının nasıl yapılacağının genel şartlarda belirtildiğini, maluliyet tazminatının da burada yazılı oranlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için ATK’ dan rapor alınması gerektiğini, uyuşmazlık konusu talebin zorunlu taşımacılık sigortası yönünden de zamanaşımına uğradığını, rizikonun poliçe kapsamında olup olmadığının re’ sen incelenmesi gerektiğini, … kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin davalıya 4.676,00 TL ödeme yaptığını, sağlık kurulu raporu şeklinde düzenlenen ve kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurmayan devlet hastanesi raporunun dikkate alınamayacağını, sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’ e uygun olması gerektiğini, sürücünün kusurunun araştırılması gerektiğini, asgari ücret, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz, asgari ücret ile hesaplama yapılması gerektiğini, kaza sebebi ile elde edilen gelirlerin tazminattan düşülmesi gerektiğini, Savcılık aşamasında sürücü ile uzlaşılıp uzlaşılmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT’ne göre belirlenen rakamın 1/5’i oranında olması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini savunarak başvurunun reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortasından 49.395,00 TL ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasından 15.000,00 TL olmak üzere toplam 64.395,00 TL tazminatın 22.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; … tarafından zamanaşımına ilişkin her iki poliçe için ayrı ayrı yaptıkları savunmalar hakkında, ibraname ve ödemeler hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği, talebin zamanaşımına uğradığını, başvuru sahibi tarafından karayolu trafik sigortacısından ödeme alınıp alınmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, başvuru konusu talebin karayolu taşıma kanunu ve zorunlu karayolu taşımacılık sigortası genel şartları gereği teminat kapsamında olup olmadığının re’sen incelenmesi gerektiğini, başvuru sahibine 4.676,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, işbu ödemeye esas ibra tarihinden 2 yıllık hak düşürücü süre sona erdiğinden, davacı tarafın bakiye tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, başvuru sahibi hasar ödemesinin tedavi giderlerine ilişkin olduğunu ispatlayamadığını, hasar ödemesinin yeterli olup olmadığının ödeme tarihi verilerine göre incelenmeksizin hesap raporu tarihine göre hesaplama yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, herhalde ödemenin yetersiz bulunması halinde, rapor tarihine göre ödemenin güncellenmiş değerinin tenzili ile bakiye tazminat hesaplanması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere 2005 yılı zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası teminat limiti 50.000,00 TL olup hasar ödemesi 4,767,00 TL tenzili ile bakiye teminat limitinin 45.324,00 TL olduğunu, kabul manasında olmamak üzere müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, vekalet ücretinin ve faiz türünün hatalı belirlendiğini ifade ederek karara itiraz etmektedir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı def’ inin yerinde olmadığını, davanın 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığını, sigorta şirketince yapılan ödeme tedavi giderlerine ilişkin olduğundan güncellenmiş değerinin tenzil edilmesi yönündeki itirazın yerinde olmadığını, tazminat hesabında teminat limitinin dikkate alındığının görüldüğünü, davacı yolcu olup kusuru bulunmadığından kusur incelemesi yapılmasına gerek görülmediğini, vekalet ücretinin doğru belirlendiğini belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yaptıkları itirazların … tarafından değerlendirilmemesinin adil yargılanma ve savunma hakkının gözetilmediğini gösterdiğini, ferdi kaza sigortası yönünden tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, uzamış ceza zamanaşımının bu sigorta yönünden uygulanamayacağını, zorunlu karayolu taşımacılık sigortası yönünden de taleplerin zamanamışına uğradığını, 15 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığını, başvurucunun … sigortacısından ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, yapılan taşımanın zorunlu taşımacılık sigortası kapsamında olup olmadığının resen araştırılması gerektiğini, davacıya 4.676,00 TL ödeme yapıldığını ve ibra alındığını, bu başvurunun ise 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yapılan ödemenin tedavi giderlerine ilişkin olarak ödendiğinin ispat edilemediğini, ödemenin güncellenerek hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, bakiye teminat limitinin 45.324,00 TL olduğunu hükmedilen tazminatın teminat bedelini aştığını, kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT’ ne göre belirlenen rakamın 1/5’i oranında olması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi ve faiz oranının yasal faiz olması gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maluliyet tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91, 109 uncu maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66, 85 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’ in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları
, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (Hukuk Genel Kurulu (HGK)’nun 10.10.2001 tarihli ve 2001/19-652 Esas, 2001/705 Karar sayılı ve 16.04.2008 tarihli ve 2008/4-326 Esas, 2008/325 Karar sayılı ilâmları).
Somut olayda, trafik kazası 27.09.2005 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 02.11.2020 tarihinde tahkime başvurulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesiyle süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda birden fazla ölü ve yaralı olduğu, davacı yaralandığı bu eylemin suç teşkil ettiği ve zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’ nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında ve 66 ıncı maddesinin (d) bendi gereğince 15 yıl olup, davacının özellikle davalı tarafından yapılan ödemenin dava konusuna ilişkin olmayıp tedavi giderlerine yönelik olduğuna ilişkin beyanları da dikkate alındığında tahkime başvuru tarihi itibariyle 2918 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen ceza zamanaşımı süresi dolmuştur.
Bu durumda, davalı vekilinin süresindeki zamanaşımı def’i dikkate alınarak 2918 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen ceza zamanaşımı süresi dolduğundan başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.