Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/2627 E. 2023/6578 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2627
KARAR NO : 2023/6578
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/80 -2022/84
SAYISI : 2022/İHK-2905
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddine
SAYISI : 2021/178784

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada karşı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik zararı için 5.000.00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.11.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 51.733.03 TL yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranında sorumluluklarının bulunduğunu, maluliyeti kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, yeni genel şartlara göre hesap yapılması gerektiğini, davacının almış olduğu ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini ve vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %17 maluliyet oranı ve davalı şirkete sigortalı araç sürücünün %25 kusur oranı dikkate alınarak başvurunun kabulüne 51.733.030 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, raporun usule aykırı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 faiz oranı kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının sadece başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini ve vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek ve resen belirlenecek sebeplerle Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava öncesi başvuru yapıldığı böylelikle başvuru şartının yerine getirildiği, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik esas alınarak davacının muayenesi yapılarak kaza ile illiyeti kurulmak suretiyle hazırlandığı böylelikle usule uygun olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği 1,8 faiz oranının hesaplamada kullanılmasının mümkün olmadığı, davalıya dava öncesi başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi kabul edilerek yasal faiz uygulanması gerektiği, tutanakta koruyucu tertibatlar kısmının belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı, tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, raporun usule aykırı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz oranı kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik hesaplaması yapılmadan olay tarihinden itibaren güncel, evli, çalışan, çocuksuz agili asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiği, hesabın ancak aktüer siciline kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılabileceğini, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının sadece başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini ve vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.07.2020 trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, … kararına karşı itiraz edilmeyen yönler bakımından inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (31.07.2020) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan engel oranları alan klavuzunun “kas iskelet sistemi” başlığı altında yer alan “omurgaya ait sorunlarda engellilik” maddesinde, engellilik belirlemesinin kriterleri düzenlenmiştir. Omurga sorunlarında engellilik belirlemesi için 2 model (yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme ile eklem hareket genişliği modeli veya fonksiyonel model) öngörülmüş ve her iki modele göre yapılacak belirlemede de “engelin kalıcı ve stabil olması, son 12 ayda değişiklik olmaması” ve “patolojinin kalıcı ve stabil olması, yetersizliğin en az 1 yıldır devam ediyor olması” ölçütleri getirilmiştir.

Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından (kaza tarihinden yaklaşık 8 ay sonra) düzenlenen 29.03.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 17 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki L2 L3 L4 sol transfer deplase fraktür nedeniyle oluşan omurga hasarı için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.

Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.