YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15338
KARAR NO : 2023/25314
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/959 E., 2016/300 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karar başlığında adı geçen Yerel Mahkemenin 18.10.2011 tarih, 2011/380 Esas, 2011/780 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 52 nci maddesi uyarınca neticeten hükmolunan ve taksitlendirilmeyen 8.500,00 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile hakaret suçundan 5237 Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 52 nci maddesi uyarınca 8.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın taksitlendirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde görevli olan zabıta memuru mağdur … Ş.’ye görevinden dolayı “Sen benim karıma nasıl vurursun senin ananı avradını s… edeceğim.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına aykırı davranılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
İleri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi.” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.