Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/7306 E. 2023/10379 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7306
KARAR NO : 2023/10379
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/144 E., 2016/86 K.
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Suça sürüklenen çocuğun, atılı suçtan cezalandırılması yerine suçtan zarar görenin sonraki ifadesine dayanılarak beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun sahte para tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Suçtan zarar görenin 20.11.2014 tarihli kolluğa müracaatında, 12.11.2014 tarihinde 16-17 yaşlarında siyah renkli, uzun dalgalı saçlı buğday tenli bir bayanın dükkanına gelip alışveriş yaptığını ve kendisine 200,00 TL’lik banknot verdiğini, parayı başka bir esnafa bozdurup para üstü verdiğini, sonradan parayı bozan şahsın gelip kendisine paranın sahte olduğunu söyleyince 155’i arayıp haber verdiğini, ancak sahte para veren şahsın o gün bulunamadığını, işlerinin yoğun olması nedeniyle aynı gün müracaatta bulunamadığını, parayı delip kasaya koyduğunu, müracaat tarihinde polisin arayıp eşgale uygun bir bayan olduğunu söylemesi üzerine polis merkezine geldiğini ve kendisine sahte para veren şahsı teşhis ettiğini belirterek şikayetçi olmuş ise de, savcılıkta alınan ifadesinde ve kovuşturma aşamasında, teşhis ettiği şahsın suça sürüklenen çocuk olduğundan emin olmadığına ya da sahte para veren şahsın suça sürüklenen çocuk olmadığına dair beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
3. 20.11.2014 tarihli teşhis tutanağı ile suçtan zarar görenin, teşhise tabi tutulan şahıslardan elinde (1) numara bulunan suça sürüklenen çocuk …’i göstererek olay günü kendisine sahte 200,00 TL veren şahıs olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiği belirlenmiştir.
4. 21.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile suça sürüklenen çocuğun duruşmada çekilen fotoğrafları ile teşhis işlemine ilişkin dosyada mevcut fotoğrafı arasında tam benzerlik olduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Suçtan zarar görenin aşamalardaki beyanları, teşhis tutanağı, 28.11.2014 havale tarihli dilekçe ve dava dosyası kapsamına göre, verilen eşgal doğrultusunda teşhis işlemine tabi tutulan suça sürüklenen çocuğun suçtan zarar gören tarafından eylemi gerçekleştiren şahıs olduğu yönünde kesin ve net olarak teşhiste bulunulduğu halde, 28.11.2014 tarihli savcılık beyanında, suça sürüklenen çocuğun vekili R.K.’nın etkisi ile teşhis ettiği suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştiren kişi olmadığı yönünde kafasında bir şüphe uyandığını, avukatın kendisinin adına bir dilekçe yazarak savcılığa vermesi konusunda ikna ettiğini ve bunun için kendisini adliyeye kadar suça sürüklenen çocuğun erkek arkadaşı olan M.U.’nun getirdiğini belirttiği, bu iddialarla ilgili olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca avukat R.K. hakkında görevi kötüye kullanma ve M.U. hakkında yalan tanıklık suçuna azmettirme suçundan soruşturma başlatıldığı, M.U. hakkında Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararı ile yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, UYAP üzerinden yapılan kontrolde suça

sürüklenen çocuğun benzer şekilde birçok eyleme karıştığı ve buna dair dosyalarının da bulunduğunun anlaşılması karşısında, suçtan zarar görenin suça sürüklenen çocuğu kurtarmak maksatlı samimi olmayan sonraki beyanına dayanılarak beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.