YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7799
KARAR NO : 2023/10382
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/439 E. 2016/195 K.
SUÇLAR : Parada sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama – bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 268 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Paranın iğfal kabiliyetinin olmadığına,
2. İftira suçundan hüküm kurulmuş ise de, iftira eden kişinin beyanının alınmadığına,
3. Eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunu, ancak bu maddeden de ceza aldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın sahte para muhafaza ettiği ve bu suçu işlerken bir başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. a) 01.04.2013 tarihli tutanak ile durumundan şüphelenilen temyiz dışı sanık …’nın yol kenarında bekleyip 34 ** **** plakalı bir araca bindiği, *** Sokak üzerinde indiği ve araç içerisinde kıyafet değiştirerek tekrar indiği, ancak bu defa araca binmeyip arkasından yürüdüğü görülerek aracın ve …’nın durdurularak yapılan aramalarında, aracın sürücüsünün kendi verdiği bilgilere göre sanık Veysel T. olduğu, araç ön sağ koltukta oturan temyiz dışı sanık …’ün üzerinden 7 adet aynı seri numaralı sahte 200,00 TL, temyiz dışı sanık …’ya ait mont cebinden bir adet aynı seri numaralı sahte 200,00 TL’lik banknot ele geçirildiği,
b) Veysel T. ve temyiz dışı sanıklar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davada Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2013 tarihli ilk celsesinde temyiz dışı sanıklar savunmalarında yanlarında Veysi’nin değil onun kardeşi olan Adem’in olduğunu ve sahte paraların da bu şahsa ait olduğunu beyan ettikleri, sanık …’in 24.10.2013 tarihli ikinci celsede kardeşinin kimlik bilgilerini kullandığını ikrar ettiği ve Veysel hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
3. T.C. … Bankası İstanbul Şubesinin 10.04.2013 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 8 adet A126 872 902 seri numaralı 200,00 TL’lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Parada Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay ve üst arama tutanağı, sanık … ve temyiz dışı sanıklar … ve …’ün ifadeleri, … Bankası raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, temyiz dışı sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde sahte para tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası’na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Parada sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararının, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, bozma nedeni yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.