YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9358
KARAR NO : 2023/10255
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/370 E., 2023/61 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 … Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 … Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın süresi nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2020/6336 Esas, 2021/4495 … bozma kararı üzerine;
1. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2021/370 Esas, 2023/61 … kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 … … Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 … Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 … Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.03.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkumiyete … somut delil bulunmadığına,
2. Mahrem imamın kim olduğunun belirlenemediğine,
3. … yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4. ByLock içeriğinin bulunmadığına,
5. Ankesör kayıtlarıyla, HTS kayıtlarının uyumlu olmadığına,
6 Bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna,
7. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna,
8. ByLock hukuka aykırı delil olduğuna,
9. AİHM kararlarının kendi durumu ile benzer olduğuna, hak ihlalleri yapıldığına,
10. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına,
11. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığına ilişkin delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirilerek duruşmada okunup tartışılmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyulmasına rağmen, ilgili kurumun cevabi yazısı itibariyle ByLock tespit ve değerlendirme raporu beklenmeksizin bozmanın gereği yerine getirilmeden karar verilmesi,
B. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas – 2019/6842 … ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere … bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatla ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık, birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” da gözetilerek:
Kullanımında bulunan GSM hattına ilişkin ankesör analiz raporuna göre birçok kez arandı kaydı bulunan sanığın, HTS kayıtları da bilirkişi marifetiyle incelenmek suretiyle “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilerek tüm delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca okunup tartışılması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2021/370 Esas, 2023/61 … kararının 5271 … Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 … Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.