YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15424
KARAR NO : 2023/6912
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/370 E., 2021/757 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürme suçuna yardım
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması,
kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/436 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 … maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar … ve … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/370 Esas, 2021/757 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, eksik incelemeye, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sübuta ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz istemi mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
D. Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi haksız tahrikin varlığına, suç vasfına, öldürme kastının bulunmadığına ilişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz istemi suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
F. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sanığın müşterek fail olmadığına, kararın gerekçesinin yetersiz oluşuna, eksik incelemeye ve suçu tehdit ve korku altında işlediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile maktul arasında önceye dayalı husumetin bulunduğu, olay günü sanıklar … ve …’ın uyuşturucu madde almak için sanık … ile iletişime geçtiği, sanık …’nın yanına gittikleri sanığın ailesine sanık …’nın talebi üzerine bir yere bıraktıkları bu sırda sanık …’nın … ile tanıştığı, sanık …’nın sanık …’ın maktul ile tanıştığını anlaması üzerine maktulü tanıyıp tanımadığını, maktulü bulup bulamayacağını sorduğunu sanık …’ın da tanıdığını ve maktulü bulacağını beyan ettiği, sanık …’nın sanık …’ye “bugün sen bana çok büyük bir iyilik yaptın, seni tatile götüreceğim farkında değilsin yaptığının” şeklinde sözler söylediğini bunun üzerine sanık …’nın talebi ile sanık …’ı aldıkları sanık …’nın sanık …’a “bu kız bizim oraya açılan kapımız olacak” şeklinde sözler söyleyerek akabinde sanık …’e maktulün adresini bulduğunu kendisine silah bulmasını istediği şeklinde mesaj attığı, sanık …’i de yine sanık …’nin kullandığı araçla, yanında sanıklar … ve … varken aldığını, hep birlikte sanık …’nın olduğu ikamete gittikleri burada yemek yedikten sonra tekrar araca bindikleri bu sırada sanık …’nın da gideceği yere bırakmaları için sanıklarla birlikte araca bindiği, araçta oldukları sırada sanık …’ın maktule telefon ile ulaşmaya çalıştığı ancak ulaşamadığı, sanık …’ın tarifi ile maktulün ikametine gittikleri, yolda oldukları sırada sanıkların ifadelerinden anlaşılacağı üzere sanık …’nın maktulle arasındaki husumetten bahsettiği zaten sanık …’yı önceden tanıyan …, … ve …’in bu husumeti bildikleri, sanıklar …, … ve …’nın birlikte araçtan indikleri, sanık …’ın rastgele zillere basarak apartman kapısını açtırdığı ve sanıklar … ve …’e maktulün oturduğu daireyi gösterip araca döndüğü, sanık …’in kapıyı çaldığı, maktulün kim o diye sorması üzerine sanık …’in aç ağabey dediği ve maktulün kapıyı açması üzerine sanık …’nın elindeki tüfekle bir el ateş ettiği, maktulün kapıyı kapattığı ve sanıkların olay yerinden kaçarak araca bindiği, araçta maktulü vurduklarını söyledikleri ve hep beraber olay yerinden kaçtıkları atılı suçu bu şekilde işlediklerinin sabit olduğu, sanık … dışındaki sanıkların eylemleri değerlendirildiğinde; sanıklardan … suç aleti olan av tüfeğini temin ettiği, sanıkla birlikte hareket ederek apartmana girdiği, maktulün kapıyı açmasını sağladığı, sanık …’nın eylemi sürecince sanığın yanında bulunduğu, sanık …’ın da hem maktulün evini tarif ettiği hem de apartmanın kapısının açılmasını sağlayıp maktulün dairesini gösterdiği, her iki sanığında sanık …’nın suç işleme kararını bildiği ve sanığın fiili üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, bu nedenle sanıkların bu iştiraklerinin 5237 sayılı Kanun’un 37 … maddesi kapsamında “müşterek faillik” tanımına uyduğu, diğer sanıklar …, … ve …nın ise sanık …’nın suç işlediği sırada araçta sanığı bekledikleri, sanık …’nin kullandığı araçla olay yerine gedikleri ve bu araçla kaçtıkları anlaşılmakla bu sanıkların sanık …’nın fiili üzerinde ortak hakimiyet kuracak derecede eyleme katkılarının olmadığı, eylemlerinin Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak ve sanık …’yı cesaretlendirerek suç işlemeye teşvik etmek olarak değerlendirildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında “yardım eden” niteliğinde olduğu anlaşılarak bu yönde hükümler kurulmuştur.
2. Maktulün av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı kaburga kırıkları ile birlikte karaciğer, mide, diyafram, sol akciğer ve kalp hasarına bağlı iç ve dış kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık …’in suçta kullanılan tüfeği sanığa verdiği, maktulün evine beraber gittikleri, kapıyı sanık …’in çaldığı ve kapının açılmasını sağlayarak suça asli fail olarak iştirak ettiğinin anlaşıldığı, sanıklar … ve …’ın ise öldürme suçunu işleyecek asli faillere araç sağlayarak ve sayısal çoğunluk oluşturmak suretiyle cesaret vererek yardım eden olarak suça iştirak ettiklerinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar …, … … ve ……, Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık … yönünden
Sanık …’ın maktulün evini asli failler … … ve …’e göstererek kapının açılmasını sağladıktan sonra suçun işlenişinde ortak bir hakimiyet kurmaksızın arabaya dönmekten ibaret eyleminden dolayı suça yardım eden olarak katıldığının kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde asli fail olarak cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık … yönünden
a. Cezai Ehliyet
Sanığın dilekçesi ekinde göndermiş olduğu akıl sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin raporlar ile uzman bir hekime başvurularak 5271 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesi uyarınca gözlem altına alınıp alınmayacağının saptanması, “gözlem altına alınması” kanaatinin bildirilmesi halinde, sanığın önceki rapor ve tedavi evraklarının getirtilip dava dosyası ile birlikte Adlî Tıp Kurumuna gönderilerek; sanığın suç tarihinde işlediği suçu etkileyecek düzeyde akıl hastası olup olmadığının, hastalığının işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını tespit etmek için Gözlem İhtisas Dairesinde gözleme tabi tutulması, daha sonra Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki bulunursa Adlî Tıp Üst Kurulundan muayenesi yapıldıktan sonra rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Haksız Tahrik
Dosya kapsamına göre; sanık … ile maktul arasında geçmişe dayalı husumet bulunduğu, bu hususun Mahkeme kabulünde de yer aldığı, suç tarihinden yaklaşık 20 gün önce maktulün sanığın babasının evine giderek sanığın kardeşi ve amcasına pompalı tüfekle ateş ettiği, sanığın amcasının sağ gözünde perforasyon oluşacak şekilde yaralandığı olay dikkate alınarak sanık hakkında müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 18 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari düzeyde bir ceza indirimi yapılarak haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekirken, yazılı şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık … Yönünden
Sanığın olaydan önce diğer sanıkları tanımadığı, olay günü diğer sanıkların uyuşturucu bulmak için geldikleri “Kıpır” lakaplı ……., isimli arkadaşının evindeyken kendi evine gitmek için sanıklardan yardım istediği, bu nedenle diğer sanıkların arabasına bindiği, evine bırakılmadan önce de cinayetin işlendiği, sanıkların da beyanlarında sanığı Murat’ın evinde gördüklerini ve evine bırakmak üzere araca bindiğini beyan etmeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın suça asli fail ya da yardım eden olarak iştirak ettiğine ilişkin mahkumiyetine yeter kesin bir delil bulunmadığı anlaşıldığından atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/370 Esas, 2021/757 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanıklar …, …ve … … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklandığı üzere sanık …’ın suça iştirak boyutu, sanık …’nın suçunun sübuta ermemesi ve sanık … için haksız tahrik ve eksik inceleme yönlerinden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/370 Esas, 2021/757 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’den farklı gerekçeyle oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.
1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;
a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,
Olarak sayılmıştır.
2- Manevi yardım ise;
a) Suç işlemeye teşvik etmek,
b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,
d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,
Şeklinde belirtilmiştir.
Suça iştiraki için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır.
Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir.Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar.
İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanık …’nin olay günü sanık …’in kendisini saat 16.17 sıralarında arayıp kendisinden ekmek arası bir şeyler indirmesini istemesi üzerine ona yarım ekmek arası alıp aşağıya indiğinde …’nın yanında … ve daha önce tanımadığı …’ın geldiklerini, Hyundai marka beyaz renkli araçla dolaşalım demeleri üzerine …’nin kullandığı bu araçla …’nın müstakil evlerine gittiklerini, bahçede kahve içip bir saat kadar oturduktan sonra çıktıklarını, …’i ikametin önünden aldıklarını, …’in getirdiği av tüfeğini ne amaçla getirdiğini bilmediğini, Kılıçarslan mahallesinde adresini bilmediği son kattaki daireye çıktıklarında …isimli daha önce tanımadığı bayanla karşılaştıklarını, 45 dakika kadar burada kaldıktan sonra …nın beni de evime bırakın demesi üzerine …’nin kullandığı aracın önünde …, şoförün arkasında …, yanında kendisi ,sağında …ve sağ kapı tarafında … olduğu hâlde dolaştıklarını, …’nın “Evi buralarda ise görürsem sıkarım” şeklinde konuşmasından ne ima ettiğini anlamadığını, araca yakıt aldıktan sonra dolaştıklarını, …’nın bir o tarafa doğru gidelim demesi üzerine … mahallesine geldiklerini, …’ın tarifi sonrası
bir binanın önünde park eden araçtan …, kendisi ve …dışında diğerlerinin indiklerini, siz oturun geliyoruz diye … ve …’nın söylediğini, arka tarafa doğru gittiklerini, 3-4 dakika sonra …, 3-4 dakika sonrada …(tüfekle) ve …’in gelip araca bindiklerinde … hızla uzaklaş dediği …’nin aracı hareketlendirmesiyle uzaklaştıklarını, …’ye ne olduğunu sorduğunda …’nın ” …’yı vurdum”, … ise “karnına denk geldi hâlen kapıyı kapamaya çalışıyordu … kardeşim artık başı dik gezecek” dediklerini, bu olayları öğrenince araçtan inmek istediğini, As ekmek fabrikası önüne geldiklerinde evine 15-20 dakika mesafe olmasına rağmen araçtan inerek ikametine gittiğini, ertesi gün … …’in öldüğünü öğrendiğini savunması, diğer sanıkların bu savunmayı destekleyici beyanları dışında özellikle suça iştirakten mahkum edilip, dairemizce iştirake dair yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verilen sanık …’nın araç içerisinde … ve … ile şakalaşırken onlara” bunlar gerçekten adam öldürmeye mi gidiyor, şaka mı yapıyorlar” diye gülüştüklerini onların “ikisi de tavuk dahi öldüremezler, … korkağın teki avradından dahi korkar” diye konuştuklarını, 3-5 dakika geçtikten sonra araca gelen …’ın kendilerine “Biz orada cinayet işledik siz ne gülüşüyorsunuz?” dediğinde ona inanmadığını ifade etmesi, Sanık …’ın olaydaki araçla dolaşarak evine doğru gitme şeklindeki durumunun sanık …’dan farklı olmaması, Sanık …’nın maktulü öldürmesi için sanık …’a hiçbir ihtiyacının olmaması, maktülün oturduğu yerin şehir içinde bulunması, sanığın ayrıca silahsız olması,
Sanık … ile maktul arasında hiçbir husumet bulunmaması ve sanık …’nın sanık …’a bu suça katılması için maddi veya manevi bir şey vaad edip etmediği hususunda delilde bulunmadığından bu suça iştirak etmesi için bir sebep bulunmaması,
Suçta kullanılan silahı sanık …’in getirmesi, ayrıca sanık …’in maktulün oturduğu dairenin kapısına vurup seslenerek kapıyı açtırması, sanık …’ın maktulün oturduğu binayı gösterip binanın dış kapısını açtırması, …nin ise sanık …’ın arkadaşı olup araçla onları olay yerine getirmiş olması dikkate alındığında TCK’nın 39. maddesindeki suça iştirak için sayılan unsurlardan sayılan;
Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmeyen, Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak hususunda bir yardımı olmayan,
Manevi yardım olarak
a) Suç işlemeye teşvik etmek,
b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,
d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek gibi davranışları olup olmadığı tespit edilemeyen sanık …’ın maktulün öldürülmesine iştirak suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. 09.11.2023