Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/14399 E. 2013/12411 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14399
KARAR NO : 2013/12411
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

2-Anadolu Gazetecilik Basım Yayın San ve Tic. AŞ vekili Avukat … vacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 04/01/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/06/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davacının görevi gereği sert eleştirilere açık olması gerektiği, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararları gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olduğundan mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşüncesiyle dairemiz çoğunluğunun onama kararına katılmıyorum. 27/06/2013