YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7734
KARAR NO : 2023/5032
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/292 E., 2016/211 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli 2015/292 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2020 tarihli ve 2016/338297 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin sanığın kusursuz olduğuna ilişkin kabule itiraz ettiği sanığın kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğine ve sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.20.06.2015 günü saat 18:22 sıralarında sürücü … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı motosiklet ile bölünmüş yolda Iğdır istikametinden Tuzluca istikametine seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, istikametine göre sol taraftaki Bulak Yolu istikametine sola dönüş yapmak için sağ şeritten sola manevra yaptığı sırada, aynı istikamette sol arkasından seyir halinde olan sürücü sanık …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı kamyonetin sağ ön kesimi ile motosikletin sol ön kesiminin çarpışması neticesi ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
2. Kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda ölen motosiklet sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak ve ilk geçiş hakkını vermemekten dolayı kusurlu olduğu belirlenmiştir.
3.Savcılıkta trafik uzmanı bilirkişisinden alınan rapora göre, sanığın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı ve güvenli duruş yapamadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tali kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücüsünün sola dönüş manevralarına uymayarak 2918 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca sola dönüş kurallarına uymadığından asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemece keşif üzerine alınan bilirkişi raporuna göre, ölen motosiklet sürücüsünün 2918 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca sola dönüş kurallarına uymadığından asli kusurlu olduğu, sanığın 50 km hız sınırı aştığı ve ana yol tali yol kavşağı levhasının gerektirdiği tedbiri almaması nedeniyle ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.
5. Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 13.04.2016 tarihli raporuna göre;
a- Sürücü …, sevk ve idaresindeki motosiklet ile kasksız vaziyette yolun sağından seyri sırasında geldiği olay yerinde sola dönüş yapmak için, sol arka … trafiğini kontrol etmeden kurallara aykırı şekilde kontrolsüzce doğrultu değiştirme manevrası yaparak meydana gelen olaya sebebiyet vermiş olup olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli kusurlu olduğu,
b- Sanık sürücü …’in sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içerisinden geçen devlet karayolunda seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, yolun sağından seyirle, seyir yoluna hatalı şekilde doğrultu değiştirme manevrası yapan motosikletli ile çarpışmaları neticesi meydana gelen olaydaki oluş şartlarında, oluşa etken kural ihlali görülmediğinden oluşta atfı kabil kusuru olmadığı belirlenmiştir.
6. Yapılan otopsi raporuna göre, ölen …’un ölümünün genel beden travmasına bağlı extremite kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kusur Durumuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan 01.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tali kusurlu olduğunun belirlendiği, kovuşturma aşamasında mahkemenin yaptığı keşif sonrası trafik bilirkişisinin düzenlediği 28.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın ana yol tali yol kavşağı levhasının gerektirdiği tedbiri almaması nedeniyle ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tali kusurlu olduğu görüşüne varıldığı, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 13.04.2016 tarihli heyet raporunda ise sanığın oluşa etken kural ihlali olmadığı kusursuz olduğu şeklinde görüş bildirildiğinin görülmesi karşısında, dosya kapsamında alınan raporlar arasında kusur tespiti yönünden çelişki olması nedeniyle, dosyanın teknik üniversitelerden birisinin ilgili bölümlerinden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.
B. Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır. Temyize konu somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olduğuna, yasal hız sınırının en az iki katı üzerinde bir süratle seyrettiğine ya da kusur durumuna ilişkin raporlarda belirtilen dışında bir kural ihlâli yaptığına ilişkin herhangi bir tespit olmadığı gibi neticeyi öngördüğüne ve meydana gelen sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine dair de dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmaması karşısında, bilinçli taksirin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentlerle açıklanan nedenlerle Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli 2015/292 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.