YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3339
KARAR NO : 2023/7379
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/651 Esas, 2021/1680 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/176 E., 2020/22 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, macro ve makro ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki MAKROSER+şekil ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, 2018/42893 kod numarasını … başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas tehlikesi olduğunu, davalının markasını tescil ettirmek istediği 24.ve 27. sınıflarda, müvekkilinin macro ve makro ibareli tescilli muhtelif seri markalarının bulunduğunu, itiraz konusu macroser markasının, müvekkilinin macro ve makro ibareli markalarıyla görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacağını, itiraza konu macroser ibaresinin, müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli … adıyla ve dahi ticaret unvanı ve işletme adıyla da benzer bulunduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının bu tescilinin haksız ve kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’in 2019-M-11606 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/42893 başvuru numaralı MAKROSER ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza mesnet markalarında macro ve makro ibarelerinin … başına ya da seri marka olarak yer almadığını, sadece farklı unsurlarla birleştirilmiş olarak kullanıldığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali doğmayacağını, davacı yanın 24. ve 27. sınıflarda tescilli macro ibareli hiç bir markasının bulunmadığını, davacının tanınmış markasının macro/makro ibaresi değil Migros markası olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 24, 27. sınıftaki mallar ve hizmetlerin, davacının itirazına dayanak markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları ancak marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, marka işaretleri benzer olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkili bulunmadığı gibi aynı maddenin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kabulünün aksine davaya konu makroser ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında benzerlik olduğunu, zira müvekkiline ait markalarda yer … ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelik taşıdıklarını ve markaların esas unsurunun macro/makro ibaresinden oluştuğunu, aynı şekilde başvuru markasında da esas unsurunun müvekkili şirket markalarında olduğu gibi makro ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait seri markalardan biri olarak algılacağını, davalı marka başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynen müvekkili markalarının kapsamında olduğunu, müvekkili şirkete ait macro/makro ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduğunu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, … adlarıyla da dava konusu başvuru arasında iltibas oluşabileceğini, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koymasının gerektiğini, somut olayda dava konusu ibarelerin seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ve kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MAKROSER+şekil ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet MACRO/MAKRO asıl unsurlu marka işaretleri arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira Macro ve Makro ibarelerinin Türkçe’de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak … değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun emsal Daire kararlarında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.